Yecüc Mecüc
Kuranda zulkarneyn adlı varlığın, azgın bir kavmi, erimiş bakır kullanılarak bir dağda hapsettiği ve rabbin günü gelene kadar bu insanların orda kalacağı bildirilmektedir. Zulkarneyn; aynı gün içinde seyahat ettiği araçla, birçok kavmi ziyaret etmiştir. Demek ki kendisi uçak gibi hızlı bir araçla yolculuk ediyordu. O devirde öyle hızlı giden bir taşıt olmadığı için, ruhsal varlıkların taşıtlarından biriyle yolculuk ediyor olmalıydı.
Yecüc-mecüc denen kavim başedilemez durumda olduğundan, kendileri, Zulkarneyn tarafından dağa hapsedildi. Pekii, bu kavim ne yapmıştı da böyle bir muamele görmüşlerdi. Bu yecüc-mecüc denilenler kimlerdi?
Tarihte; Hunlular olarak bilinen uygarlık, diğer uygarlıklar için büyük tehdit oluşturuyorlardı. Çinliler, bu uygarlık yüzünden, -şimdi uydu aracılığla bile görünebilecek büyüklükte- bir set inşa etmişlerdi. (Çin setti). Setin uzunluğu kilometrelerce uzunlukta ve metrelerce yükseklikteydi. Hunlular, avrupaya yönelince büyük bir göç başladı. Tarihte kavimler göçü olarak bilinen bu olay, Hunluların nasıl bir uygarlık olduğunu gösteriyordu. Hiçbir kavim Hunlularla başedemiyordu. Pekii ne oldu da bu kavim birden ortadan kayboldu? Hangi uygarlık, Hunluları tarihten silmeyi başardı?
Hun imparatorluğu, batı ve doğu Hun olmak üzere bölündü. Batı Hun imparatorluğu, bilindiği gibi yıkıldı. Doğu Hun imparatorluğu ise, birden ortadan kayboldu. Tarih kitaplarında; Doğu Hun imparatorunun hanının, bir çinli prensesle evlendiği sonucunda da, Hunluların asimile oldukları, şeklinde anlatılmıştır. Pekii gerçekten böyle mi olmuştur? Koskoca imparatorluk, dünyayı tir tir titreten ulus böyle basit bir şekilde yok olmuş olabilir mi?
''Yecüc-mecüc'' kelime anlamıyla ufak-tefek demektir. Kısa boylu insanlar için eskiden bu terim kullanılırmış. Çin ve Moğalistan dolaylarındaki insanlar, bilindiği gibi kısa boyludurlar. Bu iklimden kaynaklanmaktadır. Hunlularda, bu bölgeleri yurt edindikleri için, onlarda doğal olarak Çinliler gibi kısa boyluydular.
''Nihâyet iki sed arasına ulaşınca, onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu. Dediler ki: Ey Zülkarneyn, Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde bozgunculuk yapıyorlar.''
Bu ayete dikkatinizi cezbetmek istiyorum. Çünkü bu ayette; setten, yecüc-mecücten (ufak-tefek) ve bozgunculuk yapan bir kavimden bahsediliyor. Hunlular; bulundukları coğrafyadan dolayı kısa boyluydular, bu yüzden kendilerine yecüc-mecüc deniyordu. Bulundukları zaman içersinde o kadar bozgunculuk yapıyorlardı ki, Çinliler kendilerinden sakınmak için dünyaca meşhur Çin settini yapmak durumunda kalmışlardı.
Sonuç: Bozgunculukları hadsafaya geldiğinden Zulkarneyn vasıtasıyla, rabbin günü gelene kadar, hapsedilmiş olan Yecüc-mecüc kavminin, Hunluların kavmi olması muhtemeldir
Konu: türk
yazınızda haklısınız ama yecüc mecücücün türkler olduğunu iddia edenler var buna ne dersiniz
Bağlantı »
Konu: DOSTBEY
BAKIN ARKADASLAR BEN MILLIYETCI BIR TURK OLMAMALA BEREBER ELHAMDULLILAH ALLAHIMA VE DINIM ISLAMA SONSUZ BIR IMANLA BAGLIYIM (EN AZINDAN ONU UMIT EDIYORUM), LAKIN BEN YILLARDIR BU YECUC VE MECUC HAKKINDA ARASTIRMA YAPIYOR KAFA YORUYORUM, ELDE ETTIGIM SONUZ YECUC VE MECUCUN (GOG VE MAGOG) TURLER VE MOGOLLAR OLDUGUDUR.AVRUPALI VE YAHUDILERIN DEDIGI GOG-GOK TURKLERI, MAGOG-MOGOL'LARI IFADE ETMEKTEDIR. AMA ATALARIMIZ (ALLAH EN DOGRUSUNU BILLIR)BELKI YECUC VE MECUCU'MUS SONUC'TA BU BIZI BAGLAMAZ, NASIL ILK DONEM YAHUDILER LANETLENIP ARKASINDAN GELEN YENI NESIL ONLARIN GUNAHINI CEKMIYORSA ,BIZLERDE ATALARIMIZIN YAPTIGI BU BOZGUNCULUKTAN SORUMLU DEGILIZ. ALLAH KURAN-I KERIMDE, KIMSE KIMSENIN GUNAHINI TASIMAZ DIYE BUYURUYOR, LAKIN ALLAH(c.c) BU SOYDAN OSMANLI GIBI ISLAMI YUCELTEN BIR NESIL VAR ETTI. AYRICA ERGENEKON DESTANINI OKURSANIZ TAM ANLAMIYLA DEHSETE DUSERSINIZ ANLATILANLARIN GENELI TAM ZULKARNEYN KISSASI.
Bağlantı »
Konu: Yecüc-mecüc
Evet arkadaşlar yazılan yorumlar gayet yerinde, Yecüc mecüc denilen kavim doğuda horasının tuğristan bölgesinden çıkacağı düşünülen kısa boylu büyük kulaklı sayısı çok fazla olduğu bilinen bir kavim. Kıyamet alamelerinden olup,Peygamberimiz bir gece rüyasında birden uyanmış ve 'yecüc- mecüc denilen kavim setten bir taş kopartı' demiştir, Bu kavim inşa edilen setti inşa edildiği günden beri yıkmaya çalışmakta kıyamete yakın yıkmayı başaracaklar ve dünyayı dehşete gark edeceklerdir. İnsanlar bunların şerrinden korunmak için binlara ve kendileri için güvenli buldukları yerlere sığınacaklar, mehtinin zuhurundan sonra inanların duasıyla birlikte bir gece hepsinin boynunda yara hasıl olup ölecekler ve dünyayı leş kokusundan berbat halden kurtarması için mehti ve inanların Allah'a duası ile bu kez yerden çıkan börtü böcek bunları yiyecek, yağan yağmurlarla dünya temizlenecektir, Bu konu tevrat ve incilde de geçmektedir, Doğu kavmi olarak Toğol veya Türk olduğu Avrupalı hristiyanlarca batıya yapılan istila şeklinde nitelenmiştir,Bu kavim dünyalıdır ve sette ergenekon destanındaki Türklerin demir dağı eriterek yurtlarından çıkması değildir. Yakın zamanda meksikada bulunan dna'sı tam olarak çözülememiş ve yüzde 99,9 insan zekasına sahip canlı bu konuyu akla getirmektedir, Zülkayrn demir'i iki dağ arasında eriterek üzerine bakır dökmüştür ( Çin setti olarak düşünmeyin)Bu konu çok uzundur Çok şey yazmak isterdim ama bu kadarı yeter sanırım. Dabbetül arza gelince yer hayvanı olarak bilinir Safa ile Merve tepesi arasından çıkacaktır. Bu iki tepe buğün petrolün bulunduğu çöl arazisi olup aldından buğün her alanda kullanılan petrol çıkmaktadır. Çünkü dabbetül arzın çok güçlü olduğu ve kime erişmek istese yetiştiği ve bütün hayvanların renginin onda olduğu bilinmektedir,konu çok geniş bu konuda petrol yada internet olduğunu düşünenler vardır deccallin bir gözünün kör olmasıyla televizyonun tek bakış açılı olmasını değerlendiren ve televizyonu deccal olarak düşünenler olduğu kominizm ile bağlantı kuranlarda vb gibi günümüzde çeşitli görüşler mevcut... Konuyu toparlarsam söylenecek şey çok fakat gerçek olan şu ki ahir zamandayız ve insanoğlu kıyametini dünyanın sonsuz gibi görünen kaynaklarını tüketerek zaten hazırlıyor, Bu konuda ayetlere bakın sadece....
Bağlantı »
Konu: yecüc mecüc
internet vidivodo aslan muta tikla
Bağlantı »
Konu: çinliler zülkarneyn'e derki..
kuranda "ey zülkarneyn, yecüc ve mecüc bize saldırıyor" denildiği söylenmektedir. bu anlatıma göre çinliler zülkarneyn'e karşı hunlardan yecüc mecüc yani ufak tefek olarak bahsediyor. çinliler hunlardan çok mu uzun da hunlara yecüc mecüc diyorlar?
Bağlantı »
Konu: yecü mecüc
bu (kandırmaca) yazıyı kim yazıyorsa elbet ki (şüphesiz) onun soyundandır
Bağlantı »
Konu: yecuc mecuc
lan yecuc mecuc ayeti öğlemi anladı,set çekilince kim hapis kalır,diğer tarafında koca asya bozkırlarını dolaşan hunlular değilmiydi.
Bağlantı »
Konu: Yecüc Mecüc ve Türkler
Bakın şimdi Hunlardır diyen arkadaşlar iyi dinleyin.Peygamber Efendimiz Miraç Gecesi bu Yecüc Mecüc kabilesine gidip islama davet etmiştir.Ama kabul etmemişlerdir.Hunlar diyorsunuz yani Türkler.Öyleyse Peygamberimizin tebliğini kabul etmeyen bir kavim nasıl olurda kısa bir zaman sonra islamı seçer.İslamı seçtikleri vakitki etkilenmeleri Peygamberimizin sözlerinden daha mı tesirliydi.Buna bir açıklama getirin de görelim.Artı bu millet çok büyük islam alimleri evliyaları yetiştiren bir millet.Belki de islamı en iyi temsil eden bir millet.Ne olacak yani şimdi 180 derece dönüp Yecüc Mecüc mü olacağız.Bazı uydurma hadislerle yola çıkmayın.O hadislerde Yecüc Mecüc Türklerdir deniyor.Ee başka vede sahih olan hadiste de İstanbulu alacak komutan ve ordudan övgüyle bahsediliyor.Peygamberimiz haşa tutarsız mı konuşmuş yani.Yalnış sözden Allah'a sığınırım.Lütfen biraz daha sahih şeyler okuyun.Her yazılana inanmayın.Vesselam.
Bağlantı »
Konu: yeccüc ve meccüc
konunun basinda (zülkarneyn adlı varlıgın denmişsınız)zülkarneyn as demeniz gerekiyordu.çünkü o şekılde lafız kullanmak bir peygambere saygısızlık olur.
Bağlantı »
Konu: hadısler.
arkadaslar merhaba.ben bır dın gorevlısıyım yanı imam.evet kuranda yecuc mecuc ismi gecer.fakat hepsı bu.başka bı acıklama yoktur.gunumuze gelen hadıslerınde hangıler.ının uydurma olup olmadıgını bılmıyoruz.arkadasın bırı yazmış.turklerle savasmayın onlar muslumanlıgın koruyucusu olacaklar falan.bı defa allah kuranda demıyormukı islam dınını kıyamete kadar kendı koruyacagını.peygamberımızın bır hadısı şerıfı var.IYI OKUYUN LUTFEN.....KIM BENIM AGZIMDAN YALAN SOZ KONUŞURSA ,CEHENNEMDEKI YERINI HAZIRLASIN ...DIYE onun için bılmedıgımız sahıhlıgıne inanmadıgımız hadıslerı yazmayalım.belkı sızın yuzunuzden dıger insanlarda gunaha suruklenecek.bı arkadas dın kulturu hocasıymış oda dınden cıkarsınız dıyo.evet dınden cıkmak kolaydır ama zaten bu yazılan konuların cogu uydurma.hakkında kesın bılgı olmayan konular uzerınde fazla yorum yapmayalım.selametle
Bağlantı »
Konu: hadısler.
arkadaslar merhaba.ben bır dın gorevlısıyım yanı imam.evet kuranda yecuc mecuc ismi gecer.fakat hepsı bu.başka bı acıklama yoktur.gunumuze gelen hadıslerınde hangıler.ının uydurma olup olmadıgını bılmıyoruz.arkadasın bırı yazmış.turklerle savasmayın onlar muslumanlıgın koruyucusu olacaklar falan.bı defa allah kuranda demıyormukı islam dınını kıyamete kadar kendı koruyacagını.peygamberımızın bır hadısı şerıfı var.IYI OKUYUN LUTFEN.....KIM BENIM AGZIMDAN YALAN SOZ KONUŞURSA ,CEHENNEMDEKI YERINI HAZIRLASIN ...DIYE onun için bılmedıgımız sahıhlıgıne inanmadıgımız hadıslerı yazmayalım.belkı sızın yuzunuzden dıger insanlarda gunaha suruklenecek.bı arkadas dın kulturu hocasıymış oda dınden cıkarsınız dıyo.evet dınden cıkmak kolaydır ama zaten bu yazılan konuların cogu uydurma.hakkında kesın bılgı olmayan konular uzerınde fazla yorum yapmayalım.selametle
Bağlantı »
Konu: YECÜC MECÜC SEDDİ
internet izlesene gir aslan muta tikla yecüc mecüc demirden sed bulundu
Bağlantı »
Konu: YECÜC MECÜC SEDDİ
internet izlesene gir aslan muta tikla yecüc mecüc demirden seddi
Bağlantı »
Konu: TÜM BİLGİLER YANLIŞ LÜTFEN DİKKAT
arkadaşlar görüyorumki harun yahya eserlerini çok okumuşsunuz hepsi tamamen uydurma ama YECÜC VE MECÜC gercek ve bu insanların fiziksel özellikleri normal insanda olmayan özelliklerdir örneyin diz kapaklarını her iki yöne kırılmasıdır kalın boyunlu kısa boylu sivri ve büyük kulaklıdır Hz. Zülkarneyn'in yaptığı zaman ötesi yolculuk sırasında yani başka gezegende bu varlıklar set yani bildiyimiz set deyil bu o gezegenin yapısında bulunan metallerdir şimdi sizler kalkmış bu varlıkların sünyada oldugunu söylüyorsunuz arkadaşlar bu varlıklar ne yer ne içer veya şuanda nüfüs patlaması olmuştur ne adamsunız hemde dünyada size bire şunu söyliyim bizden önce bir dünya yok oldu bizler ikinci dünyadayız ve zamanımız dolmak üzre ve üçüncü bir dünya daha var onların sonuda bizim gibi olucak bu evrende yanlız deyiliz bilin yeter
Bağlantı »
Konu: düşüncene sokam..
lan Türk ten yecüc mecüc mğ olur at siki kafana göre uyduruk şeler anlatıp duruyosun..senin düşünceni sikim kafan bu kadar çalışıyo ancak 2 gramlık tarih bilginle ayet yorumluyosun amına koduğumun salağı..
Bağlantı »
Konu: Yecüc ve Mecüc
Hunlular ya da Moğol demek Türk demektir. Bu açıdan saçmalamayın diyorum. Yani akıl var mantık var.
Öncelikle orta asyada yaşan her ırk güdük değildir.Bu çinlilere hasdır genelde artık ne yiyorlarsa hala güdükler.Türkler aksine iri yarı güçlü tiplerdi o dönemde de. Hatta orta asyada bir başka komşumuz denebilecek korelilerde güdük değil aksine uzun boyludur.Hala da uzun boylular.Ne demek o zaman bu? demek güdüklük çinlilerin beslenme şeklinde ve ırksal özelliğinden kaynaklanan bir durumdur :)Moğollarda türkdür onuda ekleyim ama kabul türkler arasında en acımasızı :)
Türkler her daim savaşlar yapan topraklarını genişletip yayılmak isteyen bir millet olmuştur.Zaten o dönemlerde bir iktidar yarışı vardı bu hep oldu şu anda da var ama farklı bir şekilde.Bu açıdan baskın olan elbette ki durdurulması güç olandır.Allah da bize bunu nasip etti;gerek islamiyetden önce gerek islamiyete girdikten sonra her daim zaferi lütuf etti,çok şükür.Yecüc-mecüc Türklerdir olayı tamamen arap-israil..ve türk karşıtı olan kişiler tarafından ortaya atılmıştır ve bu binlerce yıllık bir saçma hikayedir.Tamamen Türk düşmanlığı anlayacağınız. Eğer biz yecüc Mecüc olsa idik şu anda dünya bizim yüzümüzden kan gölü halini alırdı ama onun yerine bunu sağolsun abd ve dalkavukları yapıyor.Geçmişte de böyle bir hareketimiz olmadığına göre... dahası;
Yecüc ve Mecüc kıyamet zamanına kadar hapis kalacak olan bir kavim lakin biz serbestiz öyle değil mi? Kıyamet koptuda haberim mi yok? En önemlisi çin seddi diyorsunuz iyide çin seddi sadece çin sınırını koruyan orayı kaplayan bir sed.O sed orada halen olmasına karşın bizlerin dünya ya yayılmasına engel olamadı hatta çin için de umduğu kadar fayda sağlamadı diye biliyorum neyse.Dahası islamiyete girdik ve islamın savunucusu,hizmetkarı olarak islam liderliği yaptık.Sizce Yecüc ve Mecüc Türkler olablir mi? Hem de kurana kadar o güne kadar hapis kalacakları söylenmesine rağmen? Elbette hayır şu an buna inanan ya d abu temenniyi isteyenler türk düşmanları ve evangelist toplumdur.
Bu yüzden lütfen önce bilgilerin doğruluğundan sonrda düşünerek karar veriniz.Saygılar...
Bağlantı »
Konu: Yecüc ve Mecüc
Hunlular ya da Moğol demek Türk demektir. Bu açıdan saçmalamayın diyorum. Yani akıl var mantık var.
Öncelikle orta asyada yaşan her ırk güdük değildir.Bu çinlilere hasdır genelde artık ne yiyorlarsa hala güdükler.Türkler aksine iri yarı güçlü tiplerdi o dönemde de. Hatta orta asyada bir başka komşumuz denebilecek korelilerde güdük değil aksine uzun boyludur.Hala da uzun boylular.Ne demek o zaman bu? demek güdüklük çinlilerin beslenme şeklinde ve ırksal özelliğinden kaynaklanan bir durumdur :)Moğollarda türkdür onuda ekleyim ama kabul türkler arasında en acımasızı :)
Türkler her daim savaşlar yapan topraklarını genişletip yayılmak isteyen bir millet olmuştur.Zaten o dönemlerde bir iktidar yarışı vardı bu hep oldu şu anda da var ama farklı bir şekilde.Bu açıdan baskın olan elbette ki durdurulması güç olandır.Allah da bize bunu nasip etti;gerek islamiyetden önce gerek islamiyete girdikten sonra her daim zaferi lütuf etti,çok şükür.Yecüc-mecüc Türklerdir olayı tamamen arap-israil..ve türk karşıtı olan kişiler tarafından ortaya atılmıştır ve bu binlerce yıllık bir saçma hikayedir.Tamamen Türk düşmanlığı anlayacağınız. Eğer biz yecüc Mecüc olsa idik şu anda dünya bizim yüzümüzden kan gölü halini alırdı ama onun yerine bunu sağolsun abd ve dalkavukları yapıyor.Geçmişte de böyle bir hareketimiz olmadığına göre... dahası;
Yecüc ve Mecüc kıyamet zamanına kadar hapis kalacak olan bir kavim lakin biz serbestiz öyle değil mi? Kıyamet koptuda haberim mi yok? En önemlisi çin seddi diyorsunuz iyide çin seddi sadece çin sınırını koruyan orayı kaplayan bir sed.O sed orada halen olmasına karşın bizlerin dünya ya yayılmasına engel olamadı hatta çin için de umduğu kadar fayda sağlamadı diye biliyorum neyse.Dahası islamiyete girdik ve islamın savunucusu,hizmetkarı olarak islam liderliği yaptık.Sizce Yecüc ve Mecüc Türkler olablir mi? Hem de kurana kadar o güne kadar hapis kalacakları söylenmesine rağmen? Elbette hayır şu an buna inanan ya d abu temenniyi isteyenler türk düşmanları ve evangelist toplumdur.
Bu yüzden lütfen önce bilgilerin doğruluğundan sonrda düşünerek karar veriniz.Saygılar...
Bağlantı »
Konu: YECÜC VE MECÜC
ben yecuc ve mecuc un çinlıler olduklarını dusunuorum cunku peygamberımız efendımızın tabırı ıle kucuk gozlu koca suratlı ve kısa boylu kalabalık olduklarıda soylenıor fakat çinlilerin boyle buyuklukte bır dunya ıstılası ıcın yeterlı teknolojılerı yok bedulzaman saıd nursı yecüc ve meüc kavımının mogollar ve mancu kavımlerı oldugunu solemıstır ama mogollar ve mancu nufusu toplamda 5 mılyondan fazla degıldır enazından sımdılık ama çinliler gerek yaşam tarzları ( insan eti yemek, meşhur işkenceleri ve buyrukları altında yaşayan kavimlere yaptıkları zalimlikler) gerekse dinleri açısından ( çoğu budist ve 400 mılyon kadarı taocudur ) yecüc ve mecüc ozellıklerıne sahıptır toplam nüfüsları 1,5 mılyardan fazladır çinlilere benzeyen japonları ele alalım nufusu 130 mılyon olmasına ragmen 2, dunya savaşında muttefık kuvvetlerıne kök söktürmüştür ancak 1945 te 2 atom bombasıyla durdurulmuştur japonyanın bugünkü teknolojisi bilinmektedir bu teknoloji ile çindeki askeri güçle birleştiğini bir düşünün işte ozaman dünya istilası kacınılmaz olur üstelik bu iki millette putperesttir bence yecuc ve mecucun onundekı set mecazı bı anlamda settır cunku gunumuzde artık hıc bı yer ulasılmaz deıl bu set onların onunu acacak bı teknolojı veya basa bır olay olabılır . ama ondan önce deccal ın cıkısı ve hz. isanın onu öldürüşü var ki deccal dünya üzerinde kargaşa çıkarıp insanların arasın fesat çkaracaktır ve hz. isanın hz. mehdiyle beraber deccalı öldürecektir
benim görüşüm deccal kişi veya kişiler değildir deccal insanları birbirine düşürecek bir düşünce akımıdır ( faşizim veya komınızım gıbı)çünkü heryerde aynı anda olamaz hz.isa ve mehdinin ise bu akımı fikren mağlup etmesi ve insanlığı hak yolunda birleştirmesidir.
Bağlantı »
Konu: Hunlar
Hunlara Çinliler ve Moğollardan yola çıkarak kısa demişsiniz.Bilmediğiniz konular hakkında atıp tutmak ne güzel değil mi?Hun kavmi asyanın gelmiş geçmiş en iri ırkıdır.Batıya Avrupaya yönelip burada slavlar, cermenler ve bazı ufak kavimlerle karışmışlardır.Bulgar demek hunca da karışmış anlamındadır.Slavlar ve Hunluların karışımından oluşmuşlardır.Finlandiya ve Macaristan ise Hunlardan kopmuş fakat bugüne kadar kendini büyük çoğunlukta koruyabilmiş iki kavimdir.Şimdi soruyorum size hiç Finlandiya'ya gittiniz mi?Finlandiya'da 1.85'ten kısasına bodur derler.Boyun iklimle hiçbir alakası yoktur.Genetik ve beslenme ile alakalıdır.Bugün Anadolu'da ki türkler niye 1.75 diyecek olursanız, orta asya'da 3 öğün kuru et yiyen türklerin anadolu'da 2 yaşından itibaren un çorbası içtiklerini bilmelisiniz.Atilla'yı batıda filmlerde geniş iri yarı heavy metalci gibi uzun saçlı sakallı bir adam olarak resmederler.Bilmeğiniz konular hakkında genç zihinlerin aklını karıştırmaya hakkınız Yok.Silin lütfen bu saçmalığı.
Bağlantı »
Konu: yecüc ve mecücün ortaya çıkışı
yecüc ve mecüc sözcüklerinin kelime olarak ne anlama geldiği bilinmemektedir.tamamen yanlış bir yorum olarak cüce ırk anlamına geldiği kesinlikle doğru değildir.ufak tefek adamların ortaya çıkıp dünyaya zarar verecekleriyle ilgili yorumların gerçekle hiçbir alakası yoktur.. bu masalımsı yorumdan hareket ederek bir takım yorumcular ise maddesel olanın dışında başka birşey tasavvur edecek güçte olmadıkları için yecüc ve mecüc olsa olsa nüfusu aşırı derecede kalabalık olan ufak tefek çinliler olabilir dünyayı olsa olsa bunlar istila ederler şeklinde tamamen şekli ve asılsız iddaalarda bulunmuşlardır..kuranda yecüc ve mecücten şöyle bahsedilmiştir:
yecüc ve mecücün seddi yıkıldığı zaman her dere ve tepeden boşanırlar.gerçek vaad yaklaştığında inkar edenlerin gözleri beliriverir:''vah bize!bundan önce gaflet içindeydik hemde zalimdik derler''(ENBİYA 21-96,97)
benzer bir yaklaşıma incilde de rastlıyoruz:
''ve bin yıl tamam olunca şeytan zindanından çözülecektir.ve yerin dört köşesinde olan milletleri,yecüc ve mecücü saptırmak ve onları cenk için bir araya toplamak üzere çıkacaktır''(VAHİY BAB:20-7)
gelelim konunun açılımına
yecüc ve mecüc nefsani azgınlığın kurandaki sembolüdür yani insanlığın egoistçe duygu ve düşüncelerle kendisini zincirlemesidir..gözü bu hırslardan başka birşey görememesidir..ve bu haliyle dünyamız yecüc ve mecüclere uzun bir süredir teslim olmuş durumdadır bir takım ecüş bücüş insanların çıkıpta dünyayı işgal etmesini bekleyenler daha çooooook bekleyeceklerdir..çünkü sözü edilen kehanet gerçekleşmiştir..
bu özellikle uyku halinden genel uyanma arifesinde ortaya çıkankarakteristik bir haldir.otomatizmadan kurtulmak üzere olan uyuyan insanların şuur altlarında içten içe hissettikleri kendi ruhsal büyüklükleri,ilk başta bu şekilde yani egoizm zarfına bürünerek ortaya çıkar.bu da yoğun bir negatif enerji yayılımına sebebiyet verir.yani insanların şuuraltlarındaki bir bilgininyanlış yorumu ile karşı karşıya bulunulduğu bir dönemdir.işte şu anda yaşanan budur......
kendi ruhsal kudretini içten içe hisseden ancak bilgisi olmadığı için bunu adlandıramayan ve bunu doğru yönlendiremeyen insanların içinde bulundukları bir sürecin yaşanmasıdır...
TEK BİR CÜMLEYLE ÖZETLEYECEK OLURSAK: yecüc ve mecücün ortaya çıkması egosal isteklerin azması anlamında kullanılmıştır..
bu gibi hallerde vesvese denen sistematik şüphecilik yaygınlaşır.ki bu da kuranda dile getirilmiştir.vesvese herşeyin değerini aşağılamak,küçültmek,düşürmek anlamına gelir.vesvese insanın içini kemiren bir kurt gibidir.sonunda insanı tam anlamıyla büyük bir boşluğa götürür.hiçbir şeyin değeri kalmaz.sonunda insanı büyük bir ruhi çöküntü içine rürükleyebilir.nitekim günümüzde pisikolojik rahatsızlıkların hızla yükselen bir grafik çizmesibunun en açık göstergesidir.
insan kendisini büyük bir boşlukta hissetmektedir.çünkü aradığı cevapları bir türlü bulamamaktadır.kendisine yapılan dinsel yorumlar da ona yeterli gelmemektedir.
bu kısır döngüden kurtuluşun nasıl olacağı da kuranda bir sembolle anlatılmıştır.dört büyük melekten biri olan israfil in üfleyeceği boru ile kıyamet ile büyük uyanış devri başlayacak ve bu gidişat sona erecektir.yani ayne biraz önce incilden aktardığım bölümde söylendiği gibi..
israfilin üfleyecek olduğu borunun ezoterik anlamı melekut aleminin kozmik tesirleridir.anlayışı arttırıcı ve insanı şuur uyanıklığına götürücü bu tesirlerin insanlara yollanmasıyla birlikte bir değişimin meydana geleceği anlatılmak istenmiştir..böylelikle insan kendi egoizmasını duygusallığını yenerek kendisine tam hakim olmayı başarabilecektir.bunun da ne kadar zor bir iş olduğu bilindiği için tüm kıyamet tasvirleri büyük zorluklar ve ıstıraplı haller içinde anlatılmıştır.şuur uyanıklığına geçebilmenin değişmez ilk şartı nefsin ıslah edilmesidir...öylelikle insanın kendisini uyuşuk halde tutan kendisini bağlayan her türlü yozlaştırıcı etkiden sıyrılabilmesi mümkün olacaktır...aslında bu tür bir değişim yani insanların uyanması şu anda da istenmektedir..VE UYANANLAR VARDIR..fakat belli bir süreye kadar bu uyanıklığı sağlayamayanlar belli bir süre sonra topyekün uyandırılmaya tabi tutulacaklardır..işte kıyamet te gerçekleştirilecek olan şey budur..
ezoterizim ve egzoterizm bilmeyen ler ergenekondan çıkışı ok ve yayı kırklar ı baba öldürmeyi ateş güneş ve ay ı canavarları demirden dağların eritilmesini kıyamet alametlerini ve nicelerini asla açıklayamaz çünkü binlerce yıldan beri tüm kitaplardaki anlatım şekilleri kapalıdır.efsane masal gibi gelir önemli olan dış kabuk değil içindeki anlamı açıklamaktır bunu ben size anlatmıcam kimseye de ders vermek amacında da deilim bana inanın da demiyorum bu yazılanları belli bir para karşılığında da yazmadım yada egomu tatmin etmek için asla..sadece yorumları okuduktan sonra insanların bu anlatılanları maddesel bir varlıkla açıklamış olmaları beni düşündürdü aslında anlatılmak istenen tümşeyler dabbetül arz deccal güneşin batıdan doğması gibi alametler de incildeki ve tevrattaki anlatılanlar da aynı ruhsal değişme ile ilgilidir bence ben türkün yada çinlinin moğolun yecüc ve mecüc olduğuna inanmıyorum bunlar uydurmadır hiçbir kitapta da hiçbir millete atfedilmemiştir...
Bağlantı »
Konu: yecüc mecüc
Zülkarneyn (a.s.)cinleri(elfleri) başka bir boyuta hapsetti.O zamandan beri boyutlararası geçiş üzerinde çalışıyorlar.Kuran'ın haber verdiği gibi,bir gün bizim boyutumuza geçmeyi başaracaklar.Ne zaman olduğunu Allah bilir.
Bağlantı »
Konu: yecüc mecüc
arkadaşlar burada kimseyle kavgamız yok bu yazıyı yazan arkadaşta kesin hunlar yecüc mecüc demiyor olabilir ama ben şöyle düşünüyorum.çinliler o zamanlarda bölük bölükmüş.bunların bir bölüğü yecüc mecüc olamazmı.öbür türlü düşünüyorum.bi ergenekondan çıkış destanı var demir dağlarını ısıtıp çıkma efsanesi bilmiyorum iyi araştırmak gerekiyor.hani diyorum oraya zülkarneyen tarafından demir ve bakır eritilerek hapsedilmiş kavmi tekrar yeryüzüne gelecek diye,yeniden o dağları eriterek çıktı gibi efsane uydurarak günümüze kadar kulaktan kulağa gelmiş olunamazmı.tabiki burada çinlilerde tarife uymuyor değil.çinlilerde nuh"un yafes adındaki oğlunun soyundan ama türklere bakıyorum tarih boyunca hep mazlumun yanıda olmuş hiçbir zaman soykırım yapmamış millet.çinliler tabikii öyle değil,doğu türkistanda yapmadığı mezalim yok.cenin dahi yiyen yam yam bir millet iyi araştırmak gerek onu söylüyorum saygılar
Bağlantı »
Konu: türkler mehdinin yardımcıları
yecüc ve mecüc ıraka giren ingiltere ve amerika önlerindeki set türkiyenin hava sahasıydı . türkiye seddi kaldırdı ve yecüc mecüc her yerden ıraka saldırdılar.bütün dünyanın tepkisini topladılar bunları görmüyorlarmıda . Barış yanlısı türklere yecüc mecüc diyorlar. yoksa türklere yecüc mecüc diyenlerin akli dengesinde bir sorunmu var
Bağlantı »
Konu: Yecuc-Mecuc
Sizden uzr isteyirem,evvelki text azeri shrifti oldugundan herfler taninmamishtir.
Quranda Yecuc-Mecuc haqda ayeler var,amma orda deyilmir ki,onlar insandir.Tikilen sedd belke de bashqa mena verir,belke Yecuc-Mecuc tayfasi hec yer kuresinde de deyildir.Belke de onlar bashqa alemden gelecekdir.Quranda onlar haqda cox melumat verilmemishdir.Esl cavabi zamani gelende goreceksiniz,odur Allaha ibadet edin,Allahin buyurduqlarini yerine yetirin,Axirete hazirlashin.Bele bir atalar sozu var:"Yuz defe eshitmekdense,bir defe gormek yaxshidir".
Bağlantı »
Konu: turk
kusura bakma bırader ama senın soyun sanırım maymundan gelıyo:D darvınede ınanırsın sen.peygamber efendımıs ''turklerle savasmayın,onlar ılerde ıslamıyetın koruyuculugunu saglayacaktır'' dıe buyurmuslardır.allah kendı asil dınını bence asil bi milletin korumasını ıstıcektır asagılık bı mılletın deıl bence.
Bağlantı »
Konu: yecüc mecüc kavmi
yecüc mecüc kavmini merak ediyorsan,Elazığ'dan sonra Diyarbakır sınırı maden dağına ve Ergani/DİYARBAKIR'daki zülküf dağına git bahsedilen kavmin (gittikleri yere fesat yayacaklar insan öldürecekler terör ve bozgunculuk çıkaracaklar)buralarda yaşadıgını ve bunların kürtler oldugunu göreceksin.bahsedilen dağ Maden dagıdır.erganide ise zülküf peyganberin kabri vardır dağın zirvesinde.Dogruyu yanlışı anlamak için bu söylediklerimi araştırın.
Bağlantı »
Konu: nasıl araştırmacılık bu
her fikre saygılı olmak lazım ama metinde yazılan ne akla ne mantığa uyuyor bence taraflı yazılmış bir metin neymiş hunlar yecüc mecücmüş ayrıca kimse kuranda yazılanı inkar etmiyor edemezde ama kuranda yecüc mecüc şu kavimdir demiyor zamanı neden tepki gösterenlere kızıyorsunuz neden şanlı türk tarihiyle uğraşıyorsunuz bin yıldır islamı koruyan yayan bir milletin tarihi neden sizi rahatsız ediyor yoksa bu tarihi silip hz. muhammet s.a.s in yolundan çıkmış kendisine hertürlü fedakarlığı yapan bir milleti ingiliz ajanıyla iş birliği yapıp arkadan vuran ingiliz uşaklarının döktükleri türk kanını mı yazacaklar tarih diye ayrıca islamiyetten önceki atalarımız tek tanrılı dine inanmıyormuydu böyle bir millet nasıl bozguncu olacak hem diyelim hunlardı yani atalarımızdı yecüc mecüc o zaman bizde onların torunuyuz demekki bizde bozguncuyuz bizde yecüc mecüc mü oluyoruz bu metni yazan arkadaş neye dayanmış ne araştırma yapmış istanbulu fetheden peygamber efendimizin hayır dualarını alan fatih sultan mehmet han hazretleride yecüc mecüc oluyor bozguncu oluyor o zman bu metni yazan arkadaş baya sacmalamış bu metinde art niyet aramamak imkansız amaç islam alemenin her zman koruyucusu olan türk milletini tarihini karalamak bunlar safsata gerçek zamanı gelince belli olacak ama üzülüyorum halimize bu metni yazan hunların torunu değilmi acaba yüce rabbim hepimizi korusun vesselam
Bağlantı »
Konu: asıl saçmalık olanlar sizlersiniz
bakın arkadaşlar bunların hepsi doğru bn kendim bir dinkültürü öğretmeniyim ve dedem hoca bn bu konular üzerine üniversite bitirdim ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu biizinillah biliyorum.LÜtfen bu yazılanları inkar etmeyin mazallah dinden çıkarsınız.
Bağlantı »
Konu: saçmalık...
merhaba arkadaşım hunlular kayboldu demişsin ve hunlara yecüc mecüc demişsin mesela ben dogu hun imparatorlugundan geliyorum ve benden bir sürü var hapsolmuşda degiliz ayrıca çekilen set erimiş bakırdanmı yapıldı :)) çok komik
Bağlantı »
Konu: yecüc ve mecüc
Allah aşkına böyle boş yorumlar yapacağınıza açında 5 dakka kitabımızı okuyun.öyle müslümanım demesi değil
Bağlantı »
Konu: kur-an'ı kerimdede geçiyor..............
bu blogta yazanların hepsi doğrurdur. yalnız bu konuya yorum yazan bazı cahiller var.neymiş efendim böyle şey olurmu .yok bilmemne hayal gücün çok geniş diyenler olmuş.bu kelimeleri söyleyen insanlar cahil bu zamana kadar hiç kur-an'ı kerimi okumamış bilgisiz kendini beğenen insanların kurduğu cümlelerdir.bu konuya değinen arkadaşımıza çok teşekkür ediyorum.burdan bütün bu saçma sapan yorumları yazanlara sesleniyorum.açın kur-an'ı kerim okuyun görün bence sizin hayal gücünüğz çok geniş...
Bağlantı »
Konu: yecüc mecüc
arkadaşım, sen bırak TÜRK MİLLETİNİN atalarıyla uğraşmayı.hayal gücün pek kuvvetli, üstelik yazılarında gerçek olaylardan ve tarihten faydalanıyorsun.sen büyük bir senarist olmanın eşiğindesin.farkını farket.meşur olacaksın hadiii hedefe koşşş.TÜRK KAVMİNE gelince;evet birilerinin başına bela olcak ÇOK YAKINDA.onlar yecücle mecücü tercih edecekler türkler yerine!!!!!!!!!!!!
Bağlantı »
Konu: inandırıcı deyil
öncelikle bu ırkın fiziksel özelliklerine bakın sonra yorum yapın.evet biz insanlara benzerler ama daha farklılar örneyin diz kapakları her iki tarafada kırılabiliyo şuan yer yüzünde ve ya geçmişte öyle bir kavim veya ırk varmı yok belki dünya dışında olan varlıklar bunlar bunuda tam bilmiyoruz belkide dna larla oynanma sonucu ortaya cıkan yeni insan ırkıdır ben bu ikinci fikri daha çok benimsiyorum benim 4 yıl önce askerde okudugum bir gazetede yazıyı okuyunca şok oldum gazetede yazan yeni insan ırkı bu olucak siye tarifi aynen buydu kısa boylu çekik gözlü kalın boyunlu diz kapakları her iki tarafa kırılan ve sivri kulaklı insan ırkı bunlardan biri avrupada ve diyeri ortadoguda bir kadının rahmine yerleştirilmiştir bu olay çok gizli tutuluyo eyer dogmuşsalar şuan muhtemelen 5 yaşındalardır
Bağlantı »
Konu: GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZI TÜRK VE VATAN AŞIĞI OLARAK YETİŞTİRECEĞİM.
Dil uzatmayın sakın!!
Bağlantı »
Konu: bir öğretmen adayı olarak geleceğin türkiyesi olan çocuklarımızı birer türk aşığı olarak yetiştireceğim!!
türkleri nasıl böyle bir şeye yakıştırabilirsin sen!!!!! arkadaşlar kendi özüne saygısı olan böyle bir şeyi asla kabul etmez. türkler özüne her zaman sahip çıkar. tüm ülkemin insanları siz süpersiniz. herkes sana cevabını veriyor. türkler islam adına onlarca güzel şeyler yapmışken sen nasıl Allah'ın bizi bozguncu kavim olaraka gördüğünü kabul edersin. Allah hep bizim yanımızdaydı.Türkiyeme ve milletime bu şekilde karalama yapamazsın!! ülkemin çocuklarını yetiştirecek bir insan olarak onları bir Türk, vatan aşığı olarak yetiştireceğim.
Bağlantı »
Konu: Saçmalama
Kardeşim bir tarih öğretmeni ve ayrıca islam üzerine master yapmış biri olarak seni kınıyorum hatta lanetliyorum. 1.si Hunlular değil Hunlar olacak. 2.si Maydem kuraı çook biliyorsun Maide-54 ü okumuşsundur
''Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.''
Ayrıca bana kalırsa Hz. Zülkarneyn Oğuz Kağanın ta kendisidir Nedenleri Kuranda dendiği üzere Dünyanın 3/2 sini hakimiyeti altına almıştır. Babası putperest olduğu kendisi bir olan yaratıcıya inandığı için babası teomanı öldürmüştür.
Çinliler 751 talas savaşından sonra çin seddinin gerisine çekildiler ve 1945 2. dünya savaşına kadar orada kaldılrar artık dünya ekonomisinin tamamı onların elinde ayrıca cenin yiyen bir millet yecücü mecüc olmuyacakda 1000 yılından beri halen daha islam alemini koruyan bir milletmi olacak
Yazıma bakıpta Çinlilermi demeyin elbette değilyecüc ve mecüc bir kavim değil iki yaratıktır. Ayrıca hunlar yok olmadı Kuzey hunları bugünkü macarlardır ve kendilerine macarca hunların torunları anlamına gelen HUNGARY derler. Güney hunları ise Selçuklu Osmanlı ve Türkiye gibi büyük devletler kuran Oğuzların atalarıdır.
Ayrıca şu yazıya dikkatini çekerim
Eshab-ı kiram arasında Türkler varmıydı? Böyle bir soru, bir Türkü belki de en çok heyecanlandıracak sorulardan birisidir. Zira genlerine kadar işlemiş olan Peygamber sevgisi, bu sorunun cevabını merakla bekletecektir.
Hadis-i Şerif kaynakları tarandığı zaman, Sevgili Peygamberimizin, eshabına bazı milletlerin yanısıra Türkler hakkında da tavsiyelerde bulunduğunu görürüz. Bunlar, asr-ı saadette Türklerin varlığının yakından bilindiğini gösterir. Hadis-i Şerifler detaylı incelendikleri zaman bu bilginin yüzeysel olmadığı, Türklerin çok yakından tanındığını göstermektedir. Ancak bu tanıma, ticaretle uğraşan Mekkelilerin Türkistan'a gitmeleri sonucu elde edilen bir tanıma değildir.
GÖKTÜRKLER
Bizi bu kanaate götüren en büyük sebeplerden birisi, asr-ı saadet döneminde Göktürk Devleti'nin varlığıdır. Eski ihtişamında olmasa da İran'ın kuzeyinde organize bir devlettir. İpek Yolu adı verilen eski dünyanın en önemli ticaret yolunun büyük bir kesimi bunların kontrolü altındadır. Dahası, İran Sasani Kisrası Nuşirevan, Göktürk Hakanı'nın kızı ile evlidir. Bütün bunlar o dönemde Türklerin yakından bilindiğini göstermektedir. Ayrıca asr-ı saadette bulduğumuz öyle ipuçları vardır ki, Eshab-ı Kiram içerisinde Efendimizin mübarek dizleri dibinde yetişmiş Türklerin bulunabileceği kanaatini kuvvetlendirmektedir.
Ancak bugüne kadar Türk tarihçileri ve hadis-i şerif uzmanları bu konuda müşahhas çalışmalar yapmamışlardır. Bizim yaşadığımız şanlı bir tarihi maalesef başkaları kaleme almıştır. Bugün, özellikle İslam öncesi Türk tarihi hakkındaki bilgilerimiz Rus ve İsveçli bilim adamlarının yaptığı çalışmalara dayanmaktadır. Göktürk Devleti gibi pek çok muazzam devletler kurulmuştur. Ancak sorulduğu zaman bir iki balbal taşıyla birkaç kitabeden başka bir şey gösterilememektedir. Zira yabancı bilim adamları ancak bu kadarını ortaya koyabilmişlerdir. Ayrıca onların kaleminden çıkan tarihi bilgilerin gerçeği ne kadar yansıttığı, zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacaktır.
ASLA ŞAMANİST DEĞİLLERDİ
Bunlardan en belirgini, Türklerin İslam öncesi Şamanist oldukları iddiasıdır. Oysa Türkler, tarihi boyunca asla Şamanist olmamıştır. Şamanlık Moğolların dinidir. Ortaasyada yaşayan üç büyük milletin üçü de kültür bakımından birbirlerine taban tabana zıttır. Bunlar; Türkler, Moğollar ve Çinlilerdir. Hem ırk, hem de din bakımından birbirleriyle yakınlıkları yoktur. Çin'de, Türklerin mızmız dinler olarak vasıflandırdığı Konfüçyanizm, Budizm gibi inanışlar yaygın iken, Moğollar Şamanist idiler. Din adamlarına da Şaman adı verilirdi. Türkler, Şamanist olmadığı gibi aralarında Şaman adı verilen din adamları da yoktu. Çin ve Moğolistan'daki inançların çok daha saf olanına sahiptiler. Bir olan yaratıcıya, Ulu Tanrı anlamında Gök Tanrı adını kullanılıyordu.(1)
İslamiyetten önceki Türk dini inancına bakıldığında şaşılacak derecede İslam akaidine benzeyen noktalar görülür. Bunları Çin ve Moğol dinlerinde görmek mümkün değildir. En başta geleni vahdaniyet / yaradanın bir olması inancıdır. Doğulu ve batılı bütün tarihçiler bunda birleşmişlerdir. Bunun yanısıra ahirete, öldükten sonra hesabın varlığına, cennet ve cehenneme inançları vardır. Din adamları bulunmuyordu, ancak Kam adı verilen büyücü / kahin karışımı bir mesleği icra edenler vardır. Fakat bunların din adamlığı ile ilgisi yoktur. Moğollardaki Şaman ile Türklerdeki Kam arasındaki fark ise, bugün cinci hoca adı verilen insanlarla diyanet görevlilerin arasındaki fark gibiydi. Bu inançlarını müslüman oldukları 10. yüzyıla kadar devam ettirmişlerdir. Budizm, Mecusilik, Şamanizm, Taoizm, Maniheizm gibi bin türlü dinin kaynaştığı bir bölgede İslama bu kadar yakın olan inançlarının kaynağı ne idi? Maalesef bugüne kadar araştırılması yapılmamıştır. Ancak kaynaklar tarandığı zaman bir takım ip uçlarına rastlamak mümkündür.
OĞUZ HAN
Türklerin Soy Kütüğü kitabında, Nuh aleyhisselamdan Kara Han'a kadar Türklerin islam itikadında oldukları, bu hükümdardan itibaren bozuldukları kaydı vardır. Kara Han, Oğuz Han'ın babasıdır. Oğuz Han'ın hayat hikayesi de ilginçtir. Doğumundan itibaren üç gün boyunca annesini emmez. Annesi bu duruma çok üzülür. Rüyasında, oğlunun "bir olan yaratıcıya inan, aksi halde seni emmeceğim" dediğini görür. Şefkatinden dolayı annesi bir olan yaratıcıya iman eder. Oğuz da böylece annesini emmeye başlar. Büyüyüp serpildiğinde ise etrafındaki nice güzel kızları, putperest oldukları için kabul etmez. Fazla güzel olmayan amcasının en küçük kızı ile putperest olmadığı için evlenir. Bundan erkek evlatları olur.
Aradan uzun yıllar geçer. Türk Töresini çiğneyen babasıyla çatışır ve obayı terkeder. Bir süre sonra aralarında bir savaş çıkar. Bu savaşta babası hayatını kaybeder. (2)Devletin başına Oğuz geçer. Oğuz Kağan'ın bu haliyle bir peygamberin rahle-i tedrisinde bulunmuş olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle bir çok islami kaynakta ismi anıldığında Rahmetullahi aleyh / Allah'ın rahmeti üzerine olsun diye dua edilir.(3)
Oğuz Han'ın bir başka özelliği de Büyük Okyanus'tan Akdeniz'e kadar muazzam bir bölgeye hakim olmasıdır. O zaman dünyasının neredeyse dörtte üçünü kontrol altına almış olmasıdır. Bu özelliğinden dolayı Oğuz'un, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen Zülkarneyn aleyhisselam olduğu dahi ileri sürülmüştür.
ZÜLKARNEYN SEDDİ
Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen Zülkarneyn aleyhisselam, dünyaya hakim olmuş birkaç kişiden birisidir. Yaptığı seferlerden birinde güneşin doğduğu en uzak yere kadar gider. Burada mayası temiz, mazlum bir toplulukla karşılaşır. Bunlar komşuları olan Ye'cuc ve Me'cuc isimli toplulukların zulümlerinden şikayet ederler. Hazreti Zülkarneyn, zalim topluluk ile bunların arasına büyükçe bir set kurarak şerlerinden korunmalarını sağlar. Kaynaklarda mayası temiz bu topluluğun Türk milleti olduğu yazılıdır. Hazreti Zülkarneyn, İbrahim aleyhisselamla aynı yıllarda yaşamışlardır. Çıktığı seferlerden birinde Hazreti İbrahim'le görüşmüş ve bu sırada yaşı hayli ilerlemiş olan bu kutlu peygamberin hayır dualarını almıştır.
KANTURAOĞULLARI
Efendimiz bazı hadisi şeriflerinde Kanturaoğullarının bu ümmetin idaresini uzun süre ellerinde tutacaklarından bahsetmektedirler. Hadis-i Şerif otoriteleri, bundan kastın Türkler olduğuna hemfikirdirler. Kaynaklar tarandığında Kantura'nın, Hazreti İbrahim'in hanımlarından birinin adı olduğu görülür. İbrahim aleyhisselamın bilinen üç hanımı vardır. Sare, Hacer ve Kantura... Bunlardan Sare Hazreti İshak'ın, Hacer Hazreti İsmail'in, Kantura da ismi henüz tesbit edilemeyen birkaç erkek evladın annesidir.
Hazreti İbrahim'in Hacer'den doğan oğlu İsmail aleyhisselamdır. Allahü tealanın verdiği emir üzerine Hazreti İbrahim tarafından bugünkü Kabe'nin hemen yanıbaşına bırakılan İsmail aleyhisselam, yerli toplumlardan olan Cürhümilerden bir kızla evlenmiş ve bunun soyundan gelenler giderek büyük bir güç olmuşlardır ki, zamanla Nabtiler (MÖ IV-MS.II. yy), Palmirana/Tedmur (MÖ.3.000-MS.275) gibi dönemlerinin güçlü devletlerini kurmuşlardır.
Hazreti İbrahim'in ikinci oğlu İshak'tan olan torunu Hazreti Yakub'un 12 oğlunun soyundan gelenlere İsrailoğulları adı verilir. Yakub aleyhisselamın diğer ismi İsrail olduğu için bu isimle anılmışlardır. Bunlar Musa aleyhisselamın Mısır'dan çıkarmasından sonra Filistin'de İsrail ve Yahuda devletini kurmuşlar, Hazreti Süleyman döneminde de Yemen'deki Sebe devletini yeniden organize etmişlerdir. (M.Ö. 900 senesi) Bundan sonra bir daha toparlanamamışlardır.
Hazreti İbrahim'in Kantura isimli üçüncü hanımından da birkaç erkek evladı olmuştur. Bunları Vahdaniyeti tebliğ etmek için Horasan'a göndermek istediğinde çocukları ağlaşırlar ve "Kardeşimiz İshak'ı kendi yanında bırakıyorsun, İsmail'i de kutlu bölge / Mekke'de bıraktın. Bizi neden çok uzaklara gönderiyorsun?" derler. Hazreti İbrahim de onlara gitmeleri gerektiğini izah ederek; "Kuraklığı çok olan bir beldeye gideceksiniz. Size öğreteceğim şu duayı sıkışınca okursanız inşallah yağmur yağacaktır" diyerek bir dua öğretir. Çocuklar Horasan'a yerleştikten uzun bir süre sonra büyük bir kuraklık yaşanır. Çaresiz kalan halk, bunlara başvurunca öğrendikleri dua sebebiyle yağmurun yağmasına sebep olurlar. Bunun üzerine insanlar, bu iş ancak hanların işidir diyerek bu çocukların ve soyundan gelenleri han kabul ederler. Öyle ki, kanlarının yere düşmesini bile bir felaket olarak gördüklerinden hiç ilişmezler. Bu adet daha sonra han sülalesinden idam edilmesi gerekenlerin kılıçla değil yay kirişi ile boğmak usülünün doğmasına neden olur. (Bu adet Göktürk devlet geleneğini takip eden Selçuklu ve Osmanlıda da aynen devam etmiştir.) Kaynaklarda buna benzer bir başka olaya rastlıyoruz. Eski Türklerin elinde Yada Taşı denilen bir taş vardır. Bunun aracılığı ile yağmurun yağdırıldığından bahsedilir. Yerli yabancı gezginler, bunu bizzat gördüklerini naklederler. Bu taş yüzünden sık sık boylar arasında çatışmalar çıkmıştır. (4)
Orkun kitabelerinde güç zamanlarda Yaratıcı'nın, Semavi kaynaklı bir kahraman göndererek Türklerin imdadına yetiştiği kayıtlıdır. Kitabelerde; "Ben Tanrı'dan olma......" gibi ifadeler geçmektedir. Bu, Hakan'ın ancak Allah'ın tasvib ve desteği ile hakan olabileceğini gösterir. Yine eski kaynaklar, ancak Tanrı tarafından kut verilmiş kişilerin hakan olabileceği de kayıtlıdır. Nitekim Hun Hakan'ı Mete'nin Tanrı'dan kut alarak Hakan olduğu kayıtlıdır.
Hazreti İbrahim'in bu çocukları Horasan'a göndermesinin sebebini annelerinin Orta Asya kökenli olmasında aramak lazımdır. Hazreti İbrahim'in ve Sevgili Peygamberimizin hayatları incelendiğinde, birisini bir bölge veya topluluğa gönderdiklerinde o kişinin o bölgeden veya topluluktan olmasını dikkate alırlardı. Zira gidilen yerde hazır bir ortam bulunmuş olacaklardır.
Hazreti İbrahim'in yaşadığı tarih olarak MÖ 2000'li yıllar gösterilmektedir. Eğer bu doğru ise bunun hemen akabinde Türklerin millet olarak belirgin bir şekilde ortaya çıktıkları ve devlet kurdukları görülür ki; bu da MÖ 1500-1000 yılları arasıdır. Bu tarihler dünya tarihinin kavşak noktalarından birisidir. Bu yıllardan itibaren eski milletler sahneden çekilip birer birer erirken üç ana koldan gelişen üç ayrı millet dünya siyasetine yön verir olurlar. Birincisi İsrailoğullarıdır. Üçüncü kol bunlardan çok uzakta Türkistanda ağırlıklarını koymaya başlamıştır. Bunlardan İsmailoğulları ve Türklerin hayat şartları birbirlerine benziyordu. Kuraklıkların şiddetli geçmesi, birinde çöl, diğerinde bozkırların, halkların milli karakterlerini dış tehlikelerden koruması hep birbirine benzemektedir.
TÜRK PEYGAMBERLER
Kaşgarlı Mahmud'un Divân-ı Lüğâti't Türk'ünde; yalavaç, yalvaç gibi resul, peygamber anlamında türkçe kelimeler bulunması, Türklerin en eski devirlerinde bile peygamber kavramının bilindiğinin canlı şahitleridir. Eski Türk inancında görülen Yaratıcı inancının İslama çok yakın olmasının sebebi de peygamberlerdir. Bu inanca göre Tanrı'nın sıfatları şöyledir ki Kuranı Kerim'deki İhlas suresini hatırlatır. BİR/Tek olan, MENGÜ/sonsuz, BAYAT/Başsız, MUNGSUZ/Kendi kendine var olan (Doğmamış, doğurulmamış) ve sıkıntılardan uzak olan, DİRİ/Hayat sahibi, ERKİ/İrade sahibi, OGAN/Kudret sahibi, TÖRÜTGEN/Yaratıcı...(5)
İşte bu noktayı araştırmış olan tarihçilerden Hüseyin Hüsamettin Efendi, Şerh-u Esmai'l Mürselin isimli kaynağa dayanarak tam 24 adet türk asıllı peygamberin ismini nakletmektedir. (6) Bu peygamberlerin ne zaman yaşadıkları, tevhid mücadeleleri, gösterdikleri mucizeler ve hangi boylarda görev yaptıkları şimdilik bilinmemektedir. Bilinen tek şey; İslam dinini tebliğ ederek Türk milletinin üzerinde kalıcı etkiler yapmaları ve bu cengaver milleti Sevgili Peygamberimizin yoluna hazırlamış olmalarıdır. Gerçekten de Türkler, İslamiyetle tanıştıktan kısa bir süre sonra toplu olarak müslüman olmuşlar ve dünya tarihinde asr-ı saadetten sonra en kaliteli çağ olan Osmanlı dönemini kurmuşlardır.
Türkler arasında görev yapmış şanlı peygamberlerin isimleri türkçe olmakla birlikte kaynaklara arap imlası ve telaffuzuyla şu şekilde geçmiştir; "Amun, Anuh, Barah, Cosan, Düvil, Ğadat, Hamun, Hemudin, Hıcah, Hicil, Katın, Kedük, Kharkıl, Laycu, Narın, Sakun, Salah, Savıs, Takhım, Tamur, Umıd, Yahur, Yasan, Yevik..."
Tarihi kaynaklardan derleyerek özetlediğimiz bu bilgiler, Türklerdeki vahdaniyet fikrinin kökeni konusunda bize büyük ip uçları vermektedir.
ASRI SEADETTE TÜRKLER
Biz asıl konumuza tekrar dönelim. Cahiliye döneminde Türkler çok yakından tanınmaktadır. Gerek Türkistan'a giden Mekke kervanları, gerekse Arabistan'a çeşitli vesilelerle gelen Türkler vasıtasıyla bilinmektedir. Ayrıca Göktürk İmparatorluğu asrı saadette Orta Asya'da son virajı almak üzeredir. Bu devlet kapalı bir kutu değil, cihan devletliğine oynayan bir güçtür. O zaman dünyasınca yakından bilinmemesi imkansızdır. Efendimizin amcası Ebu Talib, hicretten önce Efendimize zulmeden müşrikler hakkında söylediği bir şiirde Türklerden bahsetmektedir. Bu şiirinde müşriklerin, Efendimiz ve eshabının Mekke'den ta Kabil veya Türk kapılarına kadar çekilip gitmelerini istediklerini söyler.
Cahiliye dönemine ait şiirlerde sık sık Türklerin askeri yönlerini ve kahramanlıkları işlenmiştir. Bu şairlerden bazıları; Nabiğa ez Zübyani, Hassan b. Hanzala, Evs b. Hacer, Şemmah b. Zirar vd. dir.(7) Arabistan'da, kölelerden oluşan değişik milletlere mensup oldukça kalabalık bir topluluk vardır. Bunlar arasında özellikle İran aracılığı ile gelen kölelerin kökeni araştırıldığında Eshabın arasında da Türklerin bulunduğu anlaşılır. Ancak isimler arapçalaştığı için bu tespiti zorlaştırmaktadır.
HADİSİ ŞERİFLER
Sevgili Peygamberimizin, Türklerle ilgili pek çok hadis-i şerif buyurdukları bilinse de bunların pek azı günümüze kadar gelmiştir. Efendimiz, gelecekle ilgili bazen genel bazen de kişisel ipuçlarını eshabına vermişlerdir. Bunlardan birisi de istikbalde Türklerle karşılaşılacağı ve onlara nasıl davranılması gerektiği konusudur. Bunlardan en bilineni, eshabın geneline buyurdukları; "Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın" hadisi şerifidir. Bunun yanısıra Türklerin fiziki özelliklerinden, yaşantılarından da haber vererek, eshabını istikbalde yaşanacak bir dizi hadiseye hazırlamışlardır. Bu hadis-i şeriflerin tümü, Alemlerin Efendisi'nin Türkleri çok yakından tanıdıklarını gösterir. Eshabı kiramın da Türklerin kim olduklarına dair bir soruları olmamıştır. Bu, eshabın da Türkleri yakından tanıdıklarını gösterir.
KABİLELER
Arabistan yarımadası son derece kozmopolit yapıya sahiptir. Hiçbir büyük devletin bu bölgeye girememesi, hür yaşamak isteyen pek çok toplumun bu bölgeye yerleşmesine neden olmuştur. Bu kabilelerden bazılarının türk veya türk kökenli olduğu tahmin edilse de henüz sağlam bir araştırma yapılmamıştır. Asr-ı Saadet'te yaşayan kabilelerden Tayy, Muharib (veya Harboğulları) ve Eslem gibi kabileler, bölgedeki diğer kabilelerden farklı özellikler taşıyorlardı. Arabistan'ın en ilginç kabilesi belki de Harboğulları kabilesidir. Kaynaklarda bu kabile dilleri anlaşılmaz,(8) son derece korkusuz ve savaşçı bir topluluk olarak anılırlardı. Yağmacılıkları ile meşhurdular. Yaşadıkları bölgenin tamamen hakimiydiler. Kuzeydoğu Arabistan'da yaşamaktadırlar. Asrı saadette müslüman oldukları andan itibaren pamuk gibi olmuşlardır. Hayır ve hasenatta yarışan, bölgelerinden geçen ticaret kervanlarını gözleri gibi koruyan bir topluluk olup çıkmışlardır. Bunların soyundan gelen günümüz Mısırlı araştırmacı Muhammed Harb, Harboğullarına mensup olanların isimlerinde türkçe kökenli kelimeler bulunduğuna işaret etmiştir. Biraz sonra bahsedeceğimiz gibi Dicle bölgesinde yaşayan türk boyları Bedr Hazırlıkları sırasında Efendimize elçi göndermişlerdi. Bunlar büyük ihtimalle Harboğullarıyla bağlantılı boylardı.
KİŞİLER
Asrı seadetteki şahıs isimleri arapça veya başka dilden geçse de arapçalaşmıştır. Şahıs isimlerinin kökeni hakkında henüz bir teknik çalışma da yapılmamıştır. Bu nedenle isimlerin hangisinin türkçeden geçtiğini bilemiyoruz. Ancak Eshab-ı kiramın hayat hikayelerini incelediğimizde ilginç sonuçlar elde edebiliyoruz. Mesela Salim, Büreyde b. Husayb, Ebu Bekre radıyallahu anhum gibi pek çok sahabenin hayatı önemli ip uçları vermektedir.
TÜRK ATI / KUTAF
Şahıs ve kabilelerin dışında Asrı Saadete ait bazı hatıralarda da türk izlerine rastlamak mümkündür. Mekke veya Medine'de bir gece çok şiddetli bir gürültü duyulur. Şehir halkı ne olup bittiğini anlamak için evlerinden fırladıklarında, Sevgili Peygamberimizi sesin geldiği istikametten gelirken görürler. Efendimiz, sesi duyduğu anda en yakındaki ata binerek hızla olay yerine gitmişler, önemli bir şey olmadığını görünce geri dönmüşlerdir. Kullandıkları at, eshabı kiramdan Ebu Talha'nın Kutaf cinsi atıdır. Bütün özellikleriyle (kısa bacaklı, çevik dönüşler yapabilen olması vb.) bir türk atıdır. Efendimiz bu ata dua buyurarak; "Deniz gibi..." buyurmuşlardır. Kutaf cinsi atlara bu nedenle, Bahr / Deniz adı verilmiştir.
KUBBETU'T TÜRKİ / TÜRK ÇADIRI
Şimdi gelelim Türk tarihinin en önemli noktalarından birine... Abdullah b. Mes'ud ve Abdullah b. Abbas, Efendimizin Bedr Savaşı'nda girdikleri yuvarlak bir çadırdan bahsetmektedir.(9) Yine 627'de Hendek Savaşı hazırlıkları yapılırken Efendimiz, kendisi için kurulan bir çadıra yerleşmişlerdi ki bu çadır Kubbetu't Türki / Türk Çadırı olarak isimlendirilmektedir. Sevgili Peygamberimiz çadırın kurulmasında yardımcı olmuşlar ve kuşatma süresince bu çadırda bulunmuşlardır. Başka bir ifadeyle Kubbetu't Türki Efendimizin otağı, karargahı olmuştur. Yine bu çadırın en büyük özelliklerinden birisi de Efendimizin ünlü İstanbul'un fethedileceğini müjdeledikleri hadisi şeriflerini kuşatma günlerinde bu çadırın gölgesinde buyurmuş olmasıdır. (10)Yine Efendimizin mescidde itikafa çekildikleri çadır, Kubbetu't Türki ismiyle anılmaktadır.(11) Ünlü Hudeybiye anlaşması, bu çadırda imzalanmıştır. Dahası, Mekke'nin fethine gidilirken de bu çadır Efendimizle birliktedir. İslam ordusu Mekke yakınlarındaki Merru'z Zahran mevkiine gelince çadırını kurdurmuşlar, eshabıyla burada istişare etmişlerdir. Mekke'nin yöneticisi olan Ebu Süfyan b. Harb'i bu çadırda kabul etmişlerdir. İslam ordusu birkaç koldan Mekke'ye girerlerken Sevgili Peygamberimiz bugün Cennetu'l Mualla kabristanının bulunduğu Hacun'da çadırlarını kurdurmuşlar, harekatı buradan idare etmişlerdi. Bu çadır, Efendimizin vefatlarından sonra şüphesiz muhafaza edilmiştir. Ancak akibetinin ne olduğu hakkında henüz bir kayda rastlanmamaktadır. Ancak Efendimizin her davranışını uygulamaya çalışan eshabı kiram, Onun bir Türk çadırında itikafa çekilmesini sünneti seniye olarak tatbik etmişlerdir. Mesela Eshabı Kiramdan Ebu'd Derda'nın hanımı Ümmü Derdâ, Şam'daki Emeviye Camiinde kurulan bir türk çadırında itikafa çekilmişti. Bu çadırın Efendimiz tarafından kullanılan çadır olup olmadığı bilinmemektedir.
ELÇİLER YILI
Meşhur elçiler yılında Sevgili Peygamberimizi ziyarete gelen kabileler arasında türklerin olup olmadığı tam araştırılmamıştır ancak bundan çok daha önceki yıllarda Dicle yöresinde yaşayan Büğdüz-Aman Hanedanı temsilcisi,(12) çeşitli Türk boylarının ilbeği olarak, 622-623'de Medine'ye elçi olarak bir heyetle gelmiş ve Efendimizin huzuruna çıkarak müslüman olmuşlardır. Bu çok önemlidir. Zira Türklerin, Dicle yöresinde kuvvetli bir topluluk olarak bulunduklarını gösterir. Bunlar, İran Kisrası Nuşirevan tarafından Doğu Roma sınır boylarına yerleştirilmiş olan Türk boylarındandır. Bu sınır kuşağı İran'ın en nazik bölgesidir. Buraya, kendilerine bağlı savaşçı toplulukları yerleştirerek başkentleri Medayin / Ktesiphon'u emniyete almak istemişlerdi. İşte bu boylar Medine'ye elçi göndermişlerdir. Gelenlerin bir kısmının Medine'ye yerleşmesi kuvvetle muhtemeldir. O zaman Uhud ve diğer savaşlarda da Efendimizin eshabı arasında türklerin bulunduğu akla gelebilir. Dahası, Sevgili Peygamberimizin kullandıkları Kubbetu't Türki'nin kaynağı hakkında bir ip ucu verebilir.
ÜZÜNTÜNÜN SEBEBİ
Efendimiz 630 yılında bir gün Medine'de, hanımlarından Ümmü Seleme veya Zeyneb bnt. Cahş annemizin odasında iken, sıkıntı duyarak bunalırlar. Durumu farkeden annemiz sebebini sorar. Efendimiz, doğuyu işaret ederek; "Şu anda Zülkarneyn'in seddinden yüzük genişliğinde bir delik açıldı" diye üzüntüyle haber verirler. Efendimizin üzülmelerine sebeb olan hadise ne idi? Henüz bir açıklama getirilememiştir. Bu tarihte doğudaki en büyük olay Doğu Göktürk ordusunun devasa Çin ordusu tarafından imha edilmesidir. Bu savaşta Türk Hakanı esir düşmüş ve Doğu Göktürk Devleti yıkılmıştır. Bu yıkılma ile Orta Asya'daki dengeler altüst olur ve Türklerin dar bir alana hapsettiği Çin, tamamen serbest kalarak sınırlarını genişletmeye başlar. Batı Göktürk Devleti de kısa sürede yıkılır.(13)
..ve KÜRŞAD İHTİLALİ
Esir edilen Göktürk ileri gelenleri Çin'e esir olarak götürülür. Tarihe Kürşad İhtilali olarak geçen ayaklanma, bu yıkılmadan hemen sonra Çin'de esir edilen Türk prensleri tarafından organize edilmiştir. Çinliler her zaman yaptıkları asimilasyonu esir türklerin üzerinde uygulamak ister. Ancak bir süre sonra buna karşı çıkan Kürşad ve 39 arkadaşı ihtilal planı yaparlar. Çin İmparatoru'nun geçeceği güzergahı tespit ederler. Ancak ihtilal günü müthiş bir yağmur yağar. Çin İmparatoru sarayından çıkmaz. Planı ertelemek isterler. Ancak Kürşad, Çinlilerin durumu haber almalarından korkarak planı ertelemez. Belirlenen saatte sarayı basarlar. Yüzlerce Çinli, bir avuç türkün eğri kılıçları altında can verirler. İmparator kıl payı hayatını kurtarabilir. Başarılı olamadıklarını anlayan Kürşad, arkadaşlarıyla birlikte kaçarsa da bir süre sonra etrafları çevrilir. Teslim olmayı kabul etmeyince de oklanarak öldürülürler.
Göktürk Devleti'nin yıkılmasını, Oğuz Türklerinin Asya steplerinden tasfiye edilmesi takip etmiştir. Belki de Sevgili Peygamberimiz, gelecekte İslama hizmet edecek koca bir milletin atalarının zor durumda kalmalarına mübarek gönülleri elvermemiş, incinmişlerdi. Nitekim ilk müslüman türkler Göktürk boyları içinden çıkmıştır. Dahası ilk müslüman Türk devleti Karahanlılar, Göktürk Devletinin bir uzantısıdırlar. İslamiyetin etrafında çelik bir duvar örerek özünün dejenere olmasını önleyen İmam-ı Azam, İmam-ı Maturidi, İmam-ı Buhari, Bahaeddin-i Buhari vb. alimlerin ve talebelerinin kökeni araştırıldığında yine Türk oldukları görülür. Yine kurulan hemen tüm Müslüman Türk devletlerinin köklerinde Göktürklerin izleri görülür.
TÜRK ELİ'ne DOĞRU
Sevgili Peygamberimizin vefatlarından sonra yeryüzüne dağılan eshabı kiramın önemli bir kısmı, genellikle kökenleri nere ise o bölgelere gidip yerleşirler. Bu dağılma, Efendimizin emri üzerine gerçekleşir. Efendimiz eshabına, yeryüzüne dağılmalarını, yerleştikleri yerlerde evlenmelerini ve özellikle gençlere sahip çıkmalarını emretmişlerdir. Bu sebeple eshabı kiram, gençlerle karşılaşınca; "Merhaba ey Sevgili Peygamberimizin bize emanet ettikleri" diye latife ederlerdi. Horasan'a düzenlenen seferlerin sadece birinde, ordu içerisinde 300 eshabın bulunduğu nakledilmektedir ki bunların büyük çoğunluğu Türkistan'a yerleşmişlerdir. Bunlardan en ilginci Türklerin Arslan Baba adını verdikleri bir sahabedir ki, asıl ismi unutulmuştur.
Hazret-i Hüseyin, Kerbela'da ablukaya alındığında Kufeli Şiilerin ihanetini görünce Emevi komutanı Ubeydullah b. Ziyad'dan, kendisini bırakmasını ister ve Horasan'a gidip orada İslamiyete hizmet etmeyi istediğini bildirir. Hazreti Hüseyin tekrar Medine veya Mekke değil de Horasan'a gitmek istemesinin sebebi de Efendimizin bu bölge halkıyla ilgili eshabına çok önemli işaretler verdiklerini göstermektedir. Eshabdan bu bölgeye giden en ünlü isim, Büreyde b. Husayb'dır. Kabri, Merv şehrindedir. Kırgızistan'a yaptığımız bir gezide Kırgızlar, Oş bölgesinde bir mevkiyi göstererek, "Sevgili Peygamberimizin arkadaşlarına ait bazı kabirler burada idi, ancak zamanla kaybolmuş" dediklerine şahit olmuştuk.
Horasan'a yerleşen eshabı kiramın rahle-i tedrisinden geçen türkler müthiş bir ivme kazanırlar. Birkaç kuşak sonra bütün İslam dünyasına kan kusturan Şii devletçiklerini teker teker düşürerek vefa borçlarını ödemeye başlarlar. Asya kendilerine dar gelir. Birbiri ardınca cihan devletleri kurarak Batının en batısındaki Kızıl Elma'ya doğru koşarlar. Osmanlılar döneminde ise her bakımdan zirveye erişirler.
Eshabı Kiram Türkistana giderken, Türkistan'dan da Medine'ye gelenler olmuştur. Mesela Ozanların Piri diye tanınan Korkut Ata, Medine'ye gelerek Hazreti Ebubekr ile görüşerek müslüman olmuştur.(14)
TÜRKLERE İLİŞMEYİN
Sevgili Peygamberimizin, Türklerle sıcak temasa geçilmemesini emrettiklerini bizzat eshabı kiramın uygulamasında da görebilmekteyiz. Hazreti Ömer döneminde yıkılan Sasanilerin de kışkırtmasıyla bazı Türk boyları İslam topraklarına hücum ederler. Bunlar, Göktürk Devletinin yıkılmasından sonra desteksiz kalan Batı Göktürk Devleti bünyesinde yaşayan küçük devletçiklerdir. Bunlara karşılık vermek için Türkistan içlerine akın yapan İslam orduları komutanı Ahnef b. Kays, zafer kazandıklarını ve harekata devam etmek istediklerini bildirir. Hazreti Ömer, bu isteği kesin bir dille reddeder ve "Keşke onlarla aramızda ateşten bir deniz olsaydı" diyerek ileri harekata izin vermez. Yerine eshabdan Büreyde b. Husayb'i komutan olarak tayin eder. İslamın, organize olarak en güçlü olduğu ve peşpeşe dünyanın iki süper gücüne bir arslan gibi atıldıkları bir dönemde, dağınık türklerden korktukları için böyle bir harekata izin verilmediğini düşünmek mümkün değildir. Hazreti Ömer gibi birisini ancak Efendimizin emri durdurabilirdi. Benzeri bir başka olay Hazret-i Muaviye döneminde yaşanmıştır. Horasan valisi Abdurrahman b. Semüre'ye bağlı İslam ordusunun bir kısmı, Türklerin hücumuna karşılık vermek için Ubeydullah b. Ziyad komutasında Türkistan içlerine akınlar yaparlar. Buhara ve çevresini ele geçirirler. Abdurrahman bunu hoş karşılamaz.(15) Ubeydullah da direkt Halife'ye yazarak kazandığı zaferi bildirir. Övgü ve taltif beklerken, Hazret-i Muaviye'nin sert bir cevabıyla karşılaşır; "Anan sana matem tutsun. Harekatı derhal durdur. Onlara neden ilişiyorsun. Vallahi Rasulullah'tan işittim ki, Türkler yavsan otu biten yerlere kadar hakim olacaklardır."
TÜRK HAKANI'nın KIZI
Efendimiz, peygamberlikle şereflendiklerinde İran Sasani İmparatorluğunun başında kisra olarak Nuşirevan vardır. Bu zat adaletiyle ün yapmıştır. Sadece İranlılar değil komşu ülke insanları dahi onun adaletine hayran kalmışlardı. Nuşirevan, o yıllarda hayli güçlü olan Göktürk Hakanı'nın kızıyla evlenmiştir. Bu evlilikten peşpeşe üç kız dünyaya gelir ki, İslam tarihinin en önemli şahıslarından olurlar. Hazreti Ömer döneminde yıkılan Sasani İmparatorluğu'na mensup önemli kişiler esir olarak Medine'ye getirilir. Aralarında Nuşirevan'ın kızları da vardır. Anneleri Türk Hakanı'nın kızı, Babaları da İran kisrası olan bu nazenin kızlara Hazreti Ömer kıyamaz. Eshabı kiramdan üç ünlü zatın çocuklarıyla evlendirir.(16) Bunlardan Şehr Bânû Ğazele, Hazreti Ali'nin oğlu Hazreti Hüseyn ile evlendirilir. Bundan Zeynel Abidin hazretleri dünyaya gelir.(17) Birisi Hazreti Ömer'in oğlu Salim (veya Asım) ile evlendirilir. Bunun kızından da Emevi halifelerinden Ömer b. Abdülaziz dünyaya gelir ki; adaleti ile ün yaptığı için ikinci Ömer diye anılır. Üçüncü kız Hazreti Ebubekr'in oğlu Muhammed ile evlendirilir. Bu evlilikten Kasım b. Muhammed hazretleri doğar.(18)
SONSÖZ
Biz kaynaklardan ulaşabildiklerimizi sizlere aktarabiliyoruz. Ancak bunların çok sınırlı olduğunu da hemen ifade etmek durumundayız. Bu konuda asıl hizmet verecekler, konuya profesyonel olarak eğilebilecek türk tarihçileri ve hadisi şerif uzmanları olacaktır şüphesiz. Bizim yaptığımız bir kibrit yakmaktan öte değildir. Ehil eller harekete geçerlerse tarihimizde karanlık kalmış noktalar aydınlanmış olacaktır.
Tüm bu yazdıklarımdan sonra hala türkler yecüc-mecüc olabilir diyorsan sen kesin kürtsündür nedenleri
1-Türklerin en hassas olduğu kpnu din. Örgüt bunu kullanarak isyan çıkartabiliyor
2-Kürtlerin %80ini tük düşmanı
3-Örgüt yanlısı kürtler zaten müslüman değiller mezopotamya tanrıLARına taparlar
Bağlantı »
Konu: birde buradan SEYREDİN
http://www.harunyahya.tv/detail.php?l=1&pid=2935&sid=0&playerMode=Player1
Bağlantı »
Konu: size anlatayım
arkadslar varsa face bookunuz adımı soyadımı yazın ekleyin bana msj atın...size iza edecegim...Üstad yanılıyor...Dierleride...Bu bahsedilen yüecüc ve mecüc kavmi...cook uzun zamandan beri magradalar ve nası yasıyolar ??? insan gbi deiller vampir bunlar en yakın örnek ama oda kesin deil..bu adamlar güneşe çıkamıyolar...KAn dinimizce niçin haramdır? siz hiç sokakta içki icer gbi kan icen insanları gördünüzmü?..sadece afrikada bi kaç kabile sütle karıstırıp içiyor onlarda zaten müslüman deiller.buadamlar kapatılalı çook uzun süre oldu ve kıyamet zamanına yakın çıkacaklar sa nası zamnalrını geciriyolar..hunlar mış gerecekten komik:):) haha gülüyorum size...
Bağlantı »
Konu: Bunlar gerceğin ta kendisi!!!!!!!
Yılardan beri filimlerini izledigimiz vampirler...güneşe çıkamazlar yecüc ve mecücler gbi arkadaslar uyanın!!! gözünüzü seviym...merak edenelre sölüyorum..akıl ve mantık sahibi insanlar...hadisler kişilerin yorumlarıylla deişmiş olabilirler...Fakat kuran ALLAHın yasasıdr ve deişmez...kurandan ögrenin...yecüc ve mecüc ün ne mal oldugunu ben gbi anlayan bitane ALLAhın kulunu daha görmedim.gercekleri merak EDENLER KEHF 83-102 enbiya 96 -99 okusun! bakalım kim dogru sölüyor...
Bağlantı »
Konu: Yecüc ve mecüc
Arkadaslar ne ne moğollar nede hunlular yasiz neden hiç kuran okumuyorsunuz ne hunluları...bu adamlar güneşe çıkamyan vampirler gbi kanın dinimizce haram kılınmasının bi sebebi de bu olsa gerek..ALLAH askınıza netten inceleyeceginize saytanın bazı kimsellere bi türlü fırsat vermeyipde okutmadıgı kuranı okuyunnn
90. Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü. bu adamlar güneşe çıkamıyo
bunlar yecüc mecücü
hunlular normal insanlar..bunlar insan gbi deiller anlayın artık!!!!!!!!
Bağlantı »
Konu: hunlar ve moğollar
ilginç bir düşünce biçimi ama yanlış olduğunu söyleyebilirim. önceleri bende öyle düşünüyordum yani bu kavimlerin hunlar ve moğollar olduğunu. fakat biraz araştırma yapınca hunların olamayıcağını anladım. evet hunlar çin seddi kurulmadan önce çin köylerine girip yağmalamarda bulunuyorlarmış fakat tarihte insanları vahşice katletmiş olduklarına dair bir kanıt yok. ayrıca bu kavimler doğudan batıya doğru gidecekler diye tanımlanır. bu haliyle cengiz han komutasındaki moğolları buna örnek gösterebiliriz. moğollar orta avrupaya kadar ilerlemişler ve önlerine gelen herşeyi yağma edip insanları vahice öldürmüşler. toplu soykırımlar yapmışlar. fakat yine de halkın büyük bir çoğunluğu şamandı yani tek tanrıya inanıyorlardı. halbuki anlatılanda bu kavimlerin hiç bir şekilde yaratıcı varlığı kabul etmediğini ve inkar ettiği belirtilir. anarşist, bozguncu bir topluluk olarak bahsedilir. ama hunlarda böyle bir şey görülmemiştir. sonuç olarak öyle bir yakıştırma olacaksa sanırım moğollar bunu daha çok hakediyor. sed olayına gelince yorum farklılıkları olabilir. ayetlerde dağlardan bahsediliyor. bu dağlarında yüksek ve aşılması zor himalayar olduğu kuvvetle muhtemel.
Bağlantı »
Konu: Türklük
Tebrik ederim gercekten böyle bir yazıyı internete vermeniz cesaret işi.Ama cesaret en çok aptallarda bulunur!.TÜRK lerki yıllarca islam coğrafyasıyla BOZGUNCU,geri kalmış ve cehalet dolu avrupa arasında bir SET olmuş,TÜRK lerki her durumda namusunu düşünmüş,TÜRK lerki adından adaleti ve mertliğiyle söz ettirmiş bir ırk.Bu nasıl bir densizliktirki TÜRK lere yecüc mecüc diyorsunuz.!Hemde bunu her seferinde yakın kavimleri karıştıran,ürettiği kalitesiz mallarla dünya ekonomisini sarsan ve köpekler gibi çoğalan bir halkı yani çinlileri överek yapıyorsunuz.Tebrik ederim!
AMA şunu bilmelisiniz.Biz TÜRK ler yecüc mecüc le insanlar arasındaki SETİZ.Ve TÜRK lerin düştüğü gün kıyamet gerçekleşir.TÜRK olmayanlar elbette bize yecüc mecüc diyebilir.Bu kıskançlıktır.!
Bağlantı »
Konu: hun imparatorluğunu yanlış tanımayalım
meraba arkadaşım yazın baya bi ilgimi çekti ben sözel bölümü mezunuyum ve edebiyat öğretmenliğinde okuyorum sözelci olduğum için lisede ve üniversitede tarih dersini ağırlıklı görüyoruz hun kavgi eski bir türk kavmidir hun imparatorluğunun ortaasyada hüküm sürdüğüde doğrudur ayrıca imparator attilanın(avp hun),mete,cici yabgu ve teoman yabgunun kısa boylu oldukları diğer devlet elçileri tarafından kaynaklarda doğrulanmıştır...
1)Kavimler göçü hun imparatorluğunun etkisi altında olmamıştır.Ortaasyadan göç eden hun türkleri yeni yurt edinmek için keşiflere çıkmışlardır sadece.asıl kavimler göçü barbar avrupa kavimlerinin birbirleriyle savaşmasından oluşmuştur
2)Kuran-ı kerim'in yanında peygamber efendimizinde yecüc-mecüc kabilesi hakkında bazı hadisleri vardır kan dökücü oldukları söylenir.
3)Yeniçağ dünyasında kalmış bir toplumun sadece kılınç ve ok ile günümüz teknolojisine karşı gelmesi çok zayıf bir ihtimaldir zaten hun imparatorluğunun nüfusunun ne kadarının askeri kanat ne kadarının sosyal kanat olduğu belirsizdir.Doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrışınca dahada düşmüştür nüfusları...Zaten ne kadar kalabalık olursa olsun dünya nüfusunun kaçta kaçıdır sence...
4)Doğu hun imparatorluğunun yok oluşuna gelince esrarengiz bir şekilde ortadan kayboluş olmadı.Başka bir türk boyu olan Siyenpi'ler ile taht mücadelesine girişildi.daha sonra moğollar ve diğer türk boylarının baskısıyla yıkıldı.
Hun imparatorları teoman yabgu,Mete han,Cici yabgu devrinin en büyük komutan ve zeka otoriteleri idiler.Mete Han hiçbir şekilde haksız savaşta bulunmamıştır milletinin hoşnutluğu ve rahatı için kendi hayatını hiç saymış bir komutandır.Ve ayrıca seninde atandır nasıl olurda kendi atalarını yecüc ve mecüc kabilesi olarak görebilirsin eğer öyle görüyorsa unutmaki sende onların soyundansın yakıştırıyorsan kendine ne ala...
Bağlantı »
Konu: SAÇMA
TEBRİK EDERİM İYİ BENZETME YAPMIŞSIN FAKAT BUNLARIN HEPSİ YANLIŞ. BİR PEYGAMBER TARAFINDAN HAPSEDİLEN BU GRUP İNSAN DEĞİLDİR. HZ NUH DÖNEMİNDE YAŞAMIŞ NUHUN OĞULLARINDAN BİRİDİR. ALLAHA VE PEYGAMBERE İTAAT ETMEZ İNSAN ETİYLE BESLENİR. BU KAVİM KIYAMETE KADAR ZAMAN DUVARINA HAPSEDİLMİŞTİR. KIYAMETTE İÇLERNDEN BİRİ FARKINDA OLMADAN BÜYÜLÜ SÖZÜĞÜ SÖYLEYİP ZAMAN DUVARINI ORTADAN KALDIRACAKTIR. BUDA ONLARIN DÜNYA DA BİZİM YAŞADIGIMIZ MEKAN-ZAMAN A SICRAMALARINI SAĞLAYACAK VE HER TEPEDEN BELİREREK İNSANLARA DEHŞET KORKU VE ÖLÜM VERECEKLERDİR.. FAZLASINI İSTEYENLER jusin_timberkk@hotmail.com ekleyebilirler
Bağlantı »
Konu: ufak tefek\yecüc mecüc
çok zeki arkadasm sence kutsal bi kitapta milletler arasındaki savaştan bahsedilir mi sanıyosun hunlarmış kıyamete yakkın tekrar ortaya çıkıcak bi kavimden bahsediyorz sana tavsiyem aydoğan vatandaşn Apokalipse adlı kitabına göz atman...ve benden bi uyarı eğer bi masal yazcaksan bari şanlı tarihimizide dinimizide karıştırma gersi İQ derecelerine kalmş...........
Bağlantı »
Konu: yecuc mecuc
Selam, iyi yorumlar
Peygamberimiz : « Bu kisi Zülkarneyn'dir» buyurmus ve bu âyet inmistir . Ibrahim aleyhisselam zamaninda yasayan Zülkarneyn aleyhisselam onunla birlikte haccetti, elini öpüp duasini aldi. Teyzesinin oglu olan Hz. Hizir'i ordusuna kumandan tâyin etti. Bir kavmin istegi üzerine Ye'cûc ve Me'cûc kavminin insanlara zarar vermemeleri icin tas ve demir'den bir sed yapti ve böylece Ye'cûc ve Me'cûc'un hapsetti . Bir rivayete göre bu dilekte bulunan kavim Türkler imis . Bu sed simdiki Cin seddi degildir. Ye'cûc ve Me'cûc kavimleri bu seddi kiyamete yakin delecekler .
2. Ye'cûc ve Me'cûc
Peygamberimiz kiyamet alametlerinden biri olarak da Ye'cûc ve Me'cûc kavimlerinin yeryüzüne dagilmalarini ve her tarafa küfrü yaymalarindan bahsetmistir. Bu kavimler Hz. Nuh'un Yâfes isimli oglunun soyundandirlar. Yüzleri yassi, gözleri kücük, kulaklari cok büyük, boylari kisadir. Her birinin bin cocugu olur ve böylece sayilari insanlarin ve cinlerin sayisinin 90% kadardir. Kiyamete yakin bir zaman Hz. Zülkarneyn'in yaptigi seddi delip dünyaya yayilacaklardir.
Bağlantı »
Konu: yecüc mecüc
Selam, insan bir seyler öne sürerken biraz olsun arastirir, kendi düsüncemizle degil, tarih ve alimlerin bilgileri dogrultusunda arastirma yaparsak dogruya daha yakin olabiliriz, onun için bizleri aşan bu konulari yorumlamaktan sakinalim.
SAKIN olaki böylesine büyük, şanli ve peygamberimizin hadisine mashar olmus yüce bir milletin tarihiyle oynamak sizin ne haddinize, siz ve sizin gibilerin buna gücü yetmez.
iste size kaynak iste size alim iste size hadis:
http://www.harunyahya.org/Makaleler/yecuc_mecuc.html
Bağlantı »
Konu: yecük mecüc
Hepinize selam, egrisiyle dogrusuyla bir takim yorumlar ve varsayimlar, çok güzel bir hollywood yapimi olabilir. Unutmayalim ki Hz Peygamber Muhammed Mustafa s.a.v istanbulu fetheden komutan ne güzel komutandir buyurmuslardir.
Zannediyormusunuz ki yüce Mevla islam tarihinde böylesine büyük ve önemli bir fethi Yecüc ve Mecüc'e nasib etsin, ayrica türklerin islamiyeti kabul etmeleride hadislerde mevcut, savasci bir kavim onlarla savasmayin teblig yapin buyurmuslardir.
Ayrica bakiniz : http://forum.zevzek.com/index.php?showtopic=1801
ZÜLKARNEYN SEDDİ
Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen Zülkarneyn aleyhisselam, dünyaya hakim olmuş birkaç kişiden birisidir. Yaptığı seferlerden birinde güneşin doğduğu en uzak yere kadar gider. Burada mayası temiz, mazlum bir toplulukla karşılaşır. Bunlar komşuları olan Ye'cuc ve Me'cuc isimli toplulukların zulümlerinden şikayet ederler. Hazreti Zülkarneyn, zalim topluluk ile bunların arasına büyükçe bir set kurarak şerlerinden korunmalarını sağlar. Kaynaklarda mayası temiz bu topluluğun Türk milleti olduğu yazılıdır. Hazreti Zülkarneyn, İbrahim aleyhisselamla aynı yıllarda yaşamışlardır. Çıktığı seferlerden birinde Hazreti İbrahim'le görüşmüş ve bu sırada yaşı hayli ilerlemiş olan bu kutlu peygamberin hayır dualarını almıştır.
Hadi buyrunuz birde bu yönden yorum yapiniz.
Arastirmalarinizda basarilar diler ve temkinli davraniniz, tesekkürler saygilar selamlar.
Bağlantı »
Konu: Hunlular olamaz
Hun imparatorluğu olamaz. Çünkü Kuran-ı Kerim de Yecüc ile Mecüc seddi aşacak insanoğluna kötülük yapacak. Yecüc mecüc tanımı boyları 1 metre kulakları büyük gözleri küçük,yassı yüzlü olduğu bildiriliyor. Yecüc mecüc çıkmasıyla kıyamet kopmaya başlayacak vs.
Bağlantı »
Konu: yecuc mecuc
helal olsun kürşat altuğ kardeş zaten bu arkadaşın ne tarihle ne dinle bir ilgisi yok kendi kendine saçma sapan bi şeylar yazmış.Senin yorumun çok mantıklı geldi bana.
Bağlantı »