Yargılayan İnsan Affeder

 

Karşındaki kişiye, sana istemediğin davranışta bulunduğu için kızabilirsin ancak bu senin haklı olduğunu, o kişininde suçlu olduğunu göstermez. Çünkü; doğru ya da yanlış kişiseldir ve toplumdan topluma değişiklik gösterir. Siz çocukken almış olduğunuz doğru-yanlış öğretisi sayesinde yapılan bir davranışın hata olduğunu söyleyebiliyor ve o kişiyi suçlayabiliyorsunuz. Ancak unutulmamalıdır ki, hata dediğiniz şey kişinin hayat tecrübesidir. Ve bu tecrübeler kişiye zamanla bilgelik katar. 
 
Toplumunuzun size öğrettiği şekilde yaşadığınız olaylara baktığınızda, doğru ve yanlış davranış diyerek yargılamada bulunuyorsunuz. Ancak şunu unutmayın, siz karşınızdaki kişi için hangi düşünceye sahipseniz, onun iç dünyasına o düşünce tohumunu ekmiş olursunuz ve size karşı düşündüğünüz gibi davranışlar sergiler. Bu durum karşısında da siz, o kişiyi yargılamaya başlarsınız. Siz, o kişi hakkında nasıl bir varsayımda bulunduysanız o kişide sizin için o rolünü oynar. Çünkü, dışarıda gördüğünüz herkes sizin iç dünyanızın yansımasıdır. Bu yüzden onları suçlamayı bırakın, içinize bakın ve o kişiye o rolü sizin verdiğinizi bilin. Şöyle diyin: '' Benim varlığımın hangi parçası bu deneyimi bana yaşatıyor, neyi görmeli ve fark etmeliyim?'' Siz bu şekilde bir bilgelikle duruma yaklaştığınızda ve dış dünyanızda gördüğünüz olayların sizin iç dünyanızın yansıması olduğunu kabul ettiğinizde, iç dünyanızda değişim gerçekleşir ve artık aynı olayları yaşamaz hatta görmez olursunuz. Çünkü, siz dışarda olanı görmüyorsunuz gözlerinizle, iç dünyanızda olanı gözler aracılığıyla dışarı yansıtıyorsunuz. Bu yüzden de iç dünyanız değiştiğinden, dış dünyada da daha önce görmediğiniz şeyleri görmeye ve fark etmeye başlarsınız.
 
Affetmek, yanlış olduğunu düşündüğünüz davranışın size yapılması sonucu kırılmanız ve karşınızdaki kişiyi bağışlamanız anlamında kullanılan bir kelimedir. Aslında kırılan siz değil, egonuzdur. Dış dünyada kime kızıyor küsüyorsanız bu tamamen sizinle ilgilidir. Çünkü, gerçekte kimse sizi üzemez, kıramaz. Siz onların yapmış olduğu davranışa üzülmeyi ve kırılmayı seçersiniz. Bu bakış açısıyla baktığınızda, ''ben seni affediyorum'' demek, sen yanlış yaptın ama ben seni yinede bağışladım demektir. Böyle bir düşünceye sahip kişinin doğru-yanlış ayırımı vardır ve bu kişi illa ki bir yargılama içinde olur. Çünkü, olan her ne ise, onu olduğu gibi görme eğilimde değil, doğru ya da yanlış olarak görme eğilimdedir. 
 
Affetmek kelimesi tamamen kibirle alakalıdır. Ben seni affediyorum böylece kırılan egomu tamir etmiş oluyorum, demektir. Şunu unutmayın, kişi kişinin aynasıdır. Siz birine kırılıyorsanız şunu hatırlayın: O'na o rolünü siz verdiniz, O'nun hakkındaki olumsuz düşüncelerinizle. Ve O da sadece bu rolü oynadı. İşte gerçekten de en geniş perspektiften baktığınızda yargılama ya da affetmenin olmaması gerektiğiniı görürsünüz. Çünkü; doğru ya da yanlış yoktur. Sadece olan vardır. Ve olan olması gerektiği için olmaktadır.
 
Anlayış gösteren insanlarda, affedici olan insanlarda da olduğu gibi, doğru-yanlış öğretisi vardır. Ve bunda da gizli yargılama vardır. Seni anlayışla karşılıyorum demek,aslında yanlış yaptın ancak cahilliğine veriyorum demektir. Bunda da affetmede olduğu gibi bir yargılama mevcuttur.
 
Sonuç olarak: Olan her ise onu sadece olduğu gibi kabul et, bu yaşadığın şeyin, kendi iç dünyanın yansıması olduğunu bil ve başına gelen her şeyin sorumlusunun kendin olduğun idrak et ve bunu kabul et ve o bilgelikle, yargıladığın her kişinin aslında kendi yargıladığın bir parçan olduğunu anla!
 
 
 
Kahin1980

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !