Varlığımızı Sorgulama

İnsan bedeninde var olduğumuz 10.5 milyon yıldan beri hayatı deneyimleyen insanoğlu hep nerden gelip nereye gitmekte olduğunu araştırmış. Kimileri gerçeğe ulaşmış ve geçmişini hatırlamış, kimileri ise, benlik duygusunun tatmini için değişik yollara sapmaları sonucu geçmişini unutmuştur. Ne amaçla dünyaya geldiğini bilmemekte ve sadece hayatta kalmak için şu zamana kadar varlığını sürdürmüştür. Çocuk denecek yaşlarda sorulan bu nereden gelip nereye gidiyoruz soruları zamanla toplum şartlanmalarıyla kesilmiş ve insan çıkar savaşına girerek bu soruları tekrar kendisine sormayı ihmal etmiştir. Artık hayatta daha önemli şeyler vardır o insana göre: Para kazanmak, kariyer sahibi olmak, önemli bir kişilik olarak toplumda söz sahibi olmak... Peki neden? Biz mi bu değerleri hedef olarak seçtik. Hayır. Çocukluktan beri bize neyin iyi neyin değerli olduğu neyin yapılmaması gerektiği beyin yıkama yöntemiyle bizlere aşılanmış ve asıl amacımızı unutmuşuz: VARLIĞIMIZI SORGULAMAYI.

Dikkat ederseniz bir toplum, genelde ağırlık taşıyan düşünceyi hayat tarzı olarak benimser. Bunlar o toplumun bilinç düzeyine göre doğrudur ve o topluma göre gerçektir. Bu ahlak yapısı olsun ya da her hangi bir değer. Ancak o toplumun okur-yazar oranında artma olsa, kültür düzeyinde hissedilir bir gelişme cerâyan etse, görülecek olan o toplumun değer yargılarının değiştiğidir. Bilim ilerledikce doğrular değişir. Toplum bilincinde yaşayan ve toplumunuzun değer yargılarıyla hayatınıza yön veren bir insansanız, toplumunuzun ortalama bilgi kapasitesine sahip bir birey olduğunuz anlaşılır. İnsan gerçeklere ve kendine ancak okuyarak ulaşır. Okuyan toplum bilinçli toplumdur. Bilinçli toplum aydınlanmış insanlardan oluşur. Işığın olduğu yerde, karanlıkta kalanlar, aydınlığa kavuşacaklardır. 


Kahin1980

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !