kapattım kendimi
dizginleri aldım elime
boynum bükük değil artık
içimdeki şey savunuyor beni ve düşüncelerimi
ne olduğunu bilemem belki de muhafız denilen şey bu olsa gerek
yumuşak başlılara yumuşak, sert sözlülere kılıçtan keskin laflarım var benim
kalp kırmak değil bendeki sözlerin gayesi
sadece ayna olmak belki de karşımdakine
kapattım ben
kapatmalıydım
geyik gibi geliyordu sözlerim karşıdakine
ciddi mi yoksa şaka mı yapıyordum bilinmezdi
ama ciddiyim artık
duygu ve düşüncelerimde
şaka değil sözlerim
bu böyle biline
kendimin farkına varmak içindi belki, belki de sizlerin telkinine uydum, sözlerinizle yelken açtımda
böylesi uygun olur dedim
artık enerjim sert bundan böyle, beni üzmek isteyenlere
sus zamanı diyedir susuyorum ben
tüm sözlere eleştirilere göz yumuyorum ben
ama artık dur zamanı geldi
içimdeki güç savunur oldu beni
sertliğim ordan geliyor
ayna oluyorum belki de istemeden
belki de ben bir aynayım
ya da aynalardaki suret
kim, kim, kim bilir
ben kendimi bilmeliyim, iç sesimi dinliyorum
ona kulak veriyorum
ama yol buysa bu yolda da yürürüm
olan olacağına varır
üzülüyorum sürekli, içte bir üzüntü var
yanlız kaldığım zamanlarda
ağlamak var içimde
ama neye
bir sebep mi aramak gerek hüzünlenmek için
ya da mutlu olmak için
yaşam beni neye nereye sürüklüyor kim bilir
ama ben bilmiyorum
bilmek de istemiyorum
sadece yaşamak benim amacım
ışığımla
söylenecek çok ama işitilecek az sözüm var dinleyen kulaklara
yeri gelince susmak gerek yeri gerince konuşmak
benim hatam bundan gelir,
ben hüzünlüyüm her zamanki gibi
yapmak istemek ama neyi yapmam gerektiğini idrak edememek
işte beni çileden çıkaran bu vaziyet
üzülmemek elde değil
aslında sözlerim kendime
belki de kendim duymalıyım bu söylediklerimi
ama ben hep beklemedeyim duymam gerekenleri
bu yüzden söylenenler rüzgarla uçup gidiyor gerisin geri
kalıyorum sonra aynı yerde
yürümeye çalışan çocuk misali
düşüp duruyorum sürekli
beklemek belki hatam burda
gayret belki o da yanlış
belki akmalı sevgiyle
yaşamak hiç bir şey düşünmeden
izin vermek
bu dur belki Tanrının yolu
belki böyledir kullarıyla olan gönül yolu
üzgünüm ne diyebilirim
belki de sus zamanı gelmiştir şifa adına
sizi de sıktım uzun ama gereksiz yazımla
af ola
benim sözüm kendime
bir türlü ıslah olmaz benliğime
af ola